Siyah erkekler

Erkek Pantolon Modelleri ve Fiyatları. Erkek pantolon modelleri, kullanım açısından rahat, şık ve konforlu olmalıdır çünkü erkekler gün içerisinde sürekli aktif olarak çalıştıkları için rahat hareket edebilecekleri aynı zamanda şık görüne bilecekleri pantolon seçimleri yapmalıdır. Erkek pantolon seçimlerinde mevsimlerde göz önünde bulundurulmalıdır. Adidas Erkek Trekking Bot Ve Ayakkabısı Spor Siyah Cm7500 Terrex Swift R2 Mid % 7 indirim. 1.449,00 TL 1.349,00 TL %0. 9. Lumberjack 100497711 Shark x Siyah Erkek Spor Ayakkabı % 15 indirim. 185,00 TL 157,25 TL %0. 10. Adidas Erkek Günlük Spor Ayakkabı Archivo Eg8590 ... Siyah tonlarının inanılmaz uyumundan vazgeçemeyenlerin Man in Black tarzı kombinleri ile hızlı ve pratik olarak üzerimize geçirip, tüm gözleri üstümüze toplayabilriz.. Erkekler genel olarak, ne bulursam üstüme geçirip çıkarım şeklinde övünmeyi sever, işte tam da bu yüzden siyah kombinler tam bize göre. Gerek karizmatik, gerek karakterli bir tarz yansıtan komple siyah ... 28.Haz.2020 - sadece siyah beyaz iconlar bulunmaktadır. Siyah Pantolon Tişörtler ve Gömlekler Siyah pantolon günlük hayatta en çok kullanılan erkek giysilerinden biridir. Erkekler çok farklı kıyafetler ile siyah pantolonu kombinleyerek farklı tarzlara imza atarlar. Tişörtler ile kombinlendiğinde ise siyah pantolon oldukça spor bir hava yaratır. dümdüz siyah tişört giyen erkek şükela: tümü bugün ruhuna kara bulutlar çökmüş erkek. insanın içi kararıyor bunları kapkara görmekten. azıcık renkli giyinseler 'amma da renkli giyindim erkekliğime halel geldi' diye tozu dumana katarlar. utanmasalar griye, kahverengiye bile 'renkli kıyafet giyindim bugün' muamelesi ... Erkek ceket modellerinde renk seçimi yapılırken gidilecek yer dikkate alınmalıdır. Özel davet ve gecelerde kullanılan ceket modellerde siyah ve lacivert gibi koyu renkler daha çok tercih edilmektedir. Klasik kesim ceketlerde de siyah ve lacivert tonlar tercih edilebilir. Siyah gömlek kombinleri erkek stilinde oldukça sık kullanılan bir parça. Sen de dolabına birkaç farklı stilde siyah gömlek ekleyerek kombin oluşturmada büyük kolaylık yaşayabilirsin. Sİyah gömleklerin fiyatları, kumaş kalitesine ve markasına göre değişiklik göstermektedir. 25.Eyl.2018 - Pinterest'te Buket Buket adlı kullanıcının 'yakışıklı erkekler' panosunu inceleyin. Erkek modeller, Oğlanlar, Ünlüler hakkında daha fazla fikir görün. Erkek siyah eşofman altı ve gri eşofman altı modelleri erkekler tarafından en çok tercih edilen seçenekler arasında yer alıyor. Bunların yanı sıra kategorimizde de bulabileceğin bazı eşofman altı modelleri arasında; baskılı modeller, normal kesim ve rahat kesim modeller gibi alternatifler bulunuyor.

SAKIZ KOYUNU

2020.10.13 12:42 nudree SAKIZ KOYUNU

SAKIZ KOYUNU

Sakız

Sakız Koyununun Irk Özellikleri
https://preview.redd.it/19lfas0pcus51.jpg?width=350&format=pjpg&auto=webp&s=30fb044eb513eaff66d752c1962655a51598f4ab
Vücut iri, dar ve bacaklar uzundur. Baş, bacaklar ve karın altı yapağısızdır. Göz, ağız, burun ucu, kulak ve ayaklarda siyah lekeler vardır. Yapağı örtüsü içinde bazen tek ve bazen küçük kümeler halinde siyah veya kahverengi kıllara rastlanmaktadır. Diz ve dirseklerde siyah nişaneler bulunur. Deri rengi beyazdır ancak küçük lekeler mevcuttur. Baş kısmı yapağısızdır. Dişiler boynuzsuz, erkekler ise spiral büyük boynuzları vardır. Kuyruk yapısı üçgen görünümlü, genellikle ince, yağsız, uzundur. Kuyruk dipte biraz daha yağlıdır. Yağ miktarının artması saf olmadığına işaret sayılabilir. Meme yapısı ise bezel yapıdadır. Bol süt verimine uygun, geniş, sarkık ve meme uçları genellikle iridir. Sağılınca pörsük, içi süt ile dolunca şişkindir. İkiden fazla meme başı bulunur. Tırnak üzerinde siyah nişaneler vardır.
Sakız Koyununun Verim Özellikleri
Az önce yukarıda kısaca bahsetmiştik Sakız koyunu dünyanın en verimli koyun ırklarından bir tanesidir diye birazda verim yönünü anlatalım. Sakız koyunu hem süt verimi hem de döl verimi olarak yüksek yeteneklere sahiptir. Yüksek laktasyon süresi ile diğer yerli koyun ırkları arasında açık ara lider durumdadır. Ayrıca ikizlik,üçüzlük oranı yüksek bir ırktır. Eğer uygun ortamlarda bakıcılığı yapılıp düzgün beslenirse 2 yılda 3 kuzulatma yapılabilir. Böylelikle üreticinin ekonomik olarak rahatlığı artar.
#sakizkoyunu #canlihayvanpazari #buyukbaskurbanlik
submitted by nudree to u/nudree [link] [comments]


2020.10.09 12:40 nudree SAKIZ KOYUNU

Sakız

Sakız Koyununun Irk Özellikleri
Vücut iri, dar ve bacaklar uzundur. Baş, bacaklar ve karın altı yapağısızdır. Göz, ağız, burun ucu, kulak ve ayaklarda siyah lekeler vardır. Yapağı örtüsü içinde bazen tek ve bazen küçük kümeler halinde siyah veya kahverengi kıllara rastlanmaktadır. Diz ve dirseklerde siyah nişaneler bulunur. Deri rengi beyazdır ancak küçük lekeler mevcuttur. Baş kısmı yapağısızdır. Dişiler boynuzsuz, erkekler ise spiral büyük boynuzları vardır. Kuyruk yapısı üçgen görünümlü, genellikle ince, yağsız, uzundur. Kuyruk dipte biraz daha yağlıdır. Yağ miktarının artması saf olmadığına işaret sayılabilir. Meme yapısı ise bezel yapıdadır. Bol süt verimine uygun, geniş, sarkık ve meme uçları genellikle iridir. Sağılınca pörsük, içi süt ile dolunca şişkindir. İkiden fazla meme başı bulunur. Tırnak üzerinde siyah nişaneler vardır.
Sakız Koyununun Verim Özellikleri
Az önce yukarıda kısaca bahsetmiştik Sakız koyunu dünyanın en verimli koyun ırklarından bir tanesidir diye birazda verim yönünü anlatalım. Sakız koyunu hem süt verimi hem de döl verimi olarak yüksek yeteneklere sahiptir. Yüksek laktasyon süresi ile diğer yerli koyun ırkları arasında açık ara lider durumdadır. Ayrıca ikizlik,üçüzlük oranı yüksek bir ırktır. Eğer uygun ortamlarda bakıcılığı yapılıp düzgün beslenirse 2 yılda 3 kuzulatma yapılabilir. Böylelikle üreticinin ekonomik olarak rahatlığı artar.

#sakizkoyunu #canlihayvanpazari
submitted by nudree to u/nudree [link] [comments]


2020.09.18 03:33 RaufYildirim Türkiyede yaşanılabilecek ortalama br hayatın özeti.

48 saat içerisinde seni ortaya çıkaracak olan iki gamet hücresi birleşiyor ve anlık kimyasal reaksiyonlar ile seni sen yapacak bir zigot ortaya çıkıyor. Büyüyorsun, hücrelerin sayılarını çoğaltıp yavaş yavaş doku topluluklarını oluşturmaya başlıyor, seni karnında taşıyan annen ve seni her daim koruyacak olan ya da bunu beceremeyecek ve hatta sana karşı gaddarlaşacak olan baban senin varlığınla mutlu ve heyecanlılar, imkanları el verdikçe kendilerini ve senin yaşam alanını hazırlıyorlar.
Koskoca 9 ay geliyor anneni yatırıyorlar, senin kalp atışlarının 200'ün üstüne çıkmasını bekliyorlar ve damar yoluyla Pitocin vererek doğumunu hazırlıyorlar ya da bunların hiçbirisini yapmıyorlayapamıyorlar ya da tıpkı benim yaşadığım gibi hayati bir risk taşıyan gebelik hastalığı seni vuruyor, sersemletiyor ve ilk yaşam sınavını veriyorsun. Ama sen ne olursa olsun doğuyorsun, kordonunu kesiyorlar, seni kontrol ediyorlar, burnunu açıyorlar, annene ve sana bez bağlayıp koruyucu bir cihazın içine koyuyorlar, baban sana bakıyor ya da kucağına alıyor, önce seviniyor ve gururlanıyor, ardından gerçekler yüzüne vurduktan sonra aklını binbir türlü düşünceler ve endişeler kaplıyor ne de olsa burası Türkiye nam-ı diğer Dert kafesi ya da Tımarhane artık ne diye çağırırsan.
İlklerle dolu yıllarını geçirdikten sonra 7 yaşına kadar kişiliğin değişiyor, Almanyada kutlamalarla insanlar okula giderken sen endişeler, baskılar içerisinde ve ağlayarak gidiyorsun, baskı görüyorsun hem ailenden hem dışarıdan çünkü Türkiye tımarhaneler ülkesi. 9, 10, 11, 12 yaşlarına kadar geldin derken cinsel organını keşfediyorsun ama o esnada parasızlık, hayaller, baskı, başarısızlık, eziklik, güçsüzlük ve aile bireyleri seni daha çok genç olmana rağmen senin kişiliğini yok ediyorlar ve sen organınla adeta bir enstrüman gibi oynamaya başlıyorsun. Keman ile Paganini çalmak nasıl bir duygu ise sende organınla hayallerine erişiyorsun ve tebrikler! Yepyeni alışkanlıklar kazandın artık Avustralya da yaşıtların haftasonu surf yaparken sen kendini saatlerce kötü bir bilgisayarda takılarak ve kendine ister istemez dikkat edemeyerek kilolu, asosyal, umutsuz ve hayattan beklentileri olmayan bir kişiliğe dönüşüyorsun ve böyle olman çok normal çünkü dışarıda insanlar zaaflarını kullanarak zorbalıkta çığır açmış, kimse seninle ilgilenmiyor, ailen geleceğin hakkında seni çok korkutuyor ve yetmezmiş gibi gereksiz baskılar uygulayıp seni adeta bir köleye çeviriyor. Hayatını ya asosyal ve dejenere bir et parçası olarak ya ders çalışmaktan insanlarla sosyalleşmeyi, merak etmeyi, keşfetmeyi ve aşık olmayı unutmuş ya da sosyal çevresi olan ve yine zorluklata kafa tutan bir şahıs olarak geçireceksin, üçünden birini seçmen gerekiyor, hepsinin bir kötü yanı var ve Avrupaya gözünü çevirdiğinde insanlar rahat rahat hem mutluluğu ve hem keşfetmeyi hemde başarıyı yakalarken sen bunlardan birini seçmelisin. Eğer ders çalışmazsan 50 yaşında, bej renginde gömlek giyen, açlık ve sindirim sistemi rahatsızlıklarından ağzı sarımsak kokan, damağı ve ağız kenarlarında tarhana kalıntıları bulunan, vücudu 14 gün önce sanki parçalarına ayrılıp bir kenara atılan bir leş ya da Hindistan'ın Kolkata şehrinde 300 yıldır aktif olarak insanların malum amaçlar için kullandığı göl ya da sulama nehri gibi kokan, konuşmayı, düşünmeyi, tartışmayı ve anlamayı beceremeyen, gerici ve primitif bir zihne sahip bir yaratık tarafından sana sadece iş olarak teklif edilen, ama Rusya da Sosyalist Devrim için Lenin ve Plehanov'un örgütlediği 11 saat boyunca soğuk ve sıcak arasında çalışan ve Sibirya ile cezalandırılan işçilerden bile daha kötü bir şartlarda, dinlenmeksizin 14 saat boyunca, basık, rezalet ve pislik içerisinde ya da kavurucu Ankara(Bir diğer ismiyle "Atatürk'ün kurduğu Riyad") sıcağında, sadece ekmek ve sarımsak ya da şanslıysan soğan, domates ve çürümüş peynir gibi lükse kaçan yiyeceklerle ve 250 mililitreden daha az su içerek Mısırlı bir kölenin günlük sarfettiği eforun iki ya da üç katını sarfedeceksin ya da hayatı boyunca durmaksızın ve dinlenmeksizin ders çalışarak sosyalleşemeyecek, keşfedemeyecek ve hayatı anlayamayacaksın. Ama bu sefer iyi bir maaşı, statüsü ve bolca vakti olan ama sosyalleşemediğin için arkadaşı, tanıdığı, sevdiği, baktığı kimsesi olmayan, zevksiz, vizyonsuz, mutsuz, soğuk, utangaç, evlenmesi için arkadaşlarından, ailesinden ve akrabalarından inanılmaz seviyede baskı gören ve çekingen bir beyaz yakalıya/memura/akademisyene dönüşüyorsun. İş yerinde durmaksızın ve dinlenmeksizin çalışırken ve işyerinin en parlak çalışanıyken her nasılsa arkadaşların senin için doğum günü partisi düzenliyor, bakımlı erkekler ve güzel kadınlar senin zaaflarını kullanarak binbir türlü bir şekilde seni kutlama yapacakları yere götürüyorlar. Sen çocukluğundan beri sabaha kadar ders çalışmaktan eğlence ve kutlamanın daha ne demek olduğunu bilmiyorken insanlar büyük, süslü ve eğlenceli bir odada bütün ışıkları bir anda açarak "Doğum günün kutlu olsun!" diye bağırıyor, sen korku içerisinde insanları ve onların giyim tarzını anlamaya çalışırken arkadan iki kişi seni pastanın önüne doğru sürüklüyor, bir diğeri elindeki DuPont çakmak ile mumları yakıyor ve bir diğeri "Instagram" denilen bir uygulamaya story denen bir hareketli görüntü yanı "video" atıyor, sen daha çakmağın ismini anlayamamışken senden pastayı üflemeni istiyorlar, yavaşça üflüyorsun, ama ateşi söndüremiyorsun ve mumlar zamanla erimeye başlıyor. Üfleyemediğin için bir başkası etraf yanmasın diye bir yelpaze ile bütün mumları söndürüyor ve herkes tebrik etmeye ve sarılmaya başlıyor o esnada konfeti ve volkanlarla görsel şölen oluşturuluyor. Konfetinin yivsiz namlusundan aniden püsküren kırmızı güller ve partiküller ilgini çekiyorken bir anda iş arkadaşların sana hediyelerini getiriyorlar. Patronun sana dört tane çok pahalı ve ismine "Sauvignon Blanc" denilen bir şarap getiriyor ve kapağını patlatıp içmeni istiyor. Sen daha "Sa, sa, savin-" diye kekelerken bardak çoktan dolmuş oluyor ve bir yudum içmen isteniyor, herkes sessizce sana bakıyor. Ailenin baskıları ve ülkenin gerçekleriyle adeta kurtuluş kapısı olarak gördüğün Fen Lisesine girebilmek için ölümüne çalıştığın liseye geçiş sınavından önce kahvaltıda içtiğin şekerli çayın tadını hala unutamamışken o şaraptan küçücük bir yudum alıyorsun ve alır almaz çok ilginç, farklı ve aromatik bir tat aldığın için aniden patronunun beyaz trikosuna tükürüyorsun, bir anda saniyede iki defa özür dilemeye ve korkudan titremeye başlıyorsun ama patronun gülümsüyor ve omzunu sıvazlıyor ve sen korku ve panikten terlemeye ve titremeye devam ediyorsun ve ikinci bir yudum almanı istiyorlar, azıcık içiyorsun ama tadı çok farklı ve alışılmışın dışında olduğu için bu sefer yine yere tükürüyorsun ve içemiyorsun patronun sana bir başka ve bu sefer daha büyük bir kutu veriyor. Kutudan 4 tane her birinin içinde 9 tane şişe bulunan kutular var, her birinin üzerinde sırasıyla Provence France, Naples Italy ve Novi Sad Serbia yazıyor ve bir diğerinin üstünde ise koskoca harflerle "Don Julio" yazıyor patronun yanına yaklaşıp bunların şarap olduğunu ve "Don Julio" denen şeyin ise "Tekila" olduğunu söylüyor. Koca bir paketle yanına kafadar bir çocuk geliyor, senin eline bir kutu veriyor ve açmanı istiyor ki o da ne! daha çıkalı 3 hafta olmamış arkadaşın sana PlayStation 5 hediye etmiş! Başta her zaman olduğu gibi analiz ediyorsun ama nasıl kullanıldığına dair bir anlam çıkaramıyorsun ama neyse hediye hediyedir bir kenara koyuyorsun. Bir diğer iş arkadaşın geliyor ve sana 25.000₺ değerinde bir şekilli çanta hediye ediyor, içini açıyorsun ve üzerinde 6 teli olan, 90 cm uzunluğunda ve bayağı ağır olan bir metal yığını hediye ediyor, ve senden eline almanı istiyor, düzgünce tutmak yerine gövdesinden tutuyorsun ama arkadaşın sağ elini klavyeye, sol elini tellere koymanı istiyor ve tellerden birine parmağınla dokunmanı daha doğrusu vurmanı istiyor dediğini aynen yapıyorsun elin çok acıyor ve bir anda metal yığınını düşürüyorsun ve arkadaşın tekrardan eline geri veriyor ve bu gitarı düşürmemen gerektiğini söylüyor, bu gitar denilen alet hoşuna gidiyorken bir anda yapılı, selvi boylu, güzel sesli, bakımlı ve zarif bir kadın muhtemelen topukları çok sert bir tahtadan yapılmış, bileklerine kadar uzanan ve siyah renkte bir topuklu ayakkabıyla tahta zeminde bacaklarını öne atarak yürüyüp ses çıkartarak insanlara doğru geliyor. Görünüşe bakılırsa iri postürlü, güçlü ve çok zarif bir vücudu olduğu ve ince tabanlı topuklusuyla ses çıkartarak diğerlerinin ve senin ilgini çekmiş durumda. Bir anda insanların karşısına çok farklı bir enstrüman ile geliyor ve anlaması güç ama inanılmaz derecede etkileyici bir ses çıkartıyor bu sefer elindeki şeyin tahta olduğunu ve diğer elinde bir çubuk ile gövdeyi sürterek ses çıkarttığına hayret ediyorsun ve sen utancından başını yere eğip yüzün kızarmaya ve vücudun titremeye başlıyor. Sonra kadın sana yaklaşıp ilginç bir hediye veriyor ve bu sefer hediyenin içinden büyük bir paket çıkıyor, paketin içerisinde CD ve USB disk var ve kadın bu aygıtların içinde çoğu bestecinin icra ettiği besteler olduğunu söylüyor. Dış ambalajında kıvırcık saçlı adamlar, kimilerinin ellerinde kadının elinde gördüğün tahta parçasının aynısını onların ellerinde olduğunu farkediyorsun ve üzerlerinde "Etude, sonata, nocturne, concerto" yazdığını farkediyorsun. Bir diğer arkadaşın sana "Ayfon" denen bir cihaz veriyor ve sen önceden ailen tarafından sadece iletişim için kullanılan eski Nokia telefonunu neredeyse 18 yaşından beri kullanıyorken bu alet sana çok yabancı geliyor ve saatin yaklaştığını aniden farkedip odadaki bütün insanlardan özür dileyip sadece "Ayfon" denen bir cihazı eline alarak apar topar taksi yakalayıp evine gidiyorsun ve bütün görevlerini şimşek hızında tamamlayıp yatıyorsun ve yıllardan beri hep aynı tempoda olan zevksiz ve tatsız hayatına aynen devam ediyorsun. Gençlik yıllarında sadece sosyalleşir ve başka uğraşlarla ilgilenmezsen maalesef ders çalışmayanlarla aynı kaderi paylaşıyorsun ve bir anda "tanıdık" denen birisi görünüşe bakılırsa içler acısı olan haline üzülüp senden "KPSS" denen bir sınava girmeni ve eğer kazanırsan o sınav sayesinde 14 saat boyunca çok kötü şartlar altında çalışmaktansa 7 saat boyunca huzur içinde rahat rahat çalışabileceğini söylüyor ve KPSS ye çalışmak senin için bir ikinci mesleğe dönüşüyor, hayatın bütün bu seçeneklerden ibaret.
submitted by RaufYildirim to KGBTR [link] [comments]


2020.09.02 16:21 ALLAHSIZBRUH31 SEVGİLİ OLUNMAYACAK KIZLAR LİSTESİ (309 TANE) 😳😳😳

Sevgili olunmayacak kızlar listesi
1- Babası alkolik olan kızlar
2- Babasıyla arası annesinden iyi olan kızlar
3- Annesinden nefret eden kızlar
4- Half-korean kızlar
5- Asyalı erkekleri yakışıklı bulan kızlar
6- Esmer erkekleri sevmeyen kızlar
7- Atatürk'ü seven kızlar
8- Croptop giymeyen kızlar
9- 58 kilo üzeri kızlar
10- Fatshaming yapmayan kızlar
11- Siyaset konuşan kızlar
12- Feminist olmayan kızlar
13- Kızlara mal diyen kızlar
14- Mal kızlar
15- Japonlara ilgi duyan kızlar
16- 8 veya daha fazla flörtü olmuş kızlar
17- Siyah saçlı kızlar
18- Kahve rengi saçlı kızlar
19- Mavi gözlü kızlar
20- Küçük memeli kızlar
21- Sütyen giyemeyen kızlar
22- Düzensiz adet olan kızlar
23- En az bir kere idrar yolu enfeksiyonu yaşamış olan kızlar
24- Bademciklerini aldırmış kızlar
25- ''Askim'' yazan kızlar
26- Yazım kurallarına uymayan kızlar
27- Erkekler
28- Çok ironik kadınlar
29- Avukat olmak isteyen kadınlar
30- Psikolog olmak isteyen kadınlar
31- KOUJTEWOILKYJMEWPOYIJKEWOĞPYKEWY
32- 28 yaş altı kadınlar
33- My name is Yoshikage Kira. I'm 33 years old. My house is in the northeast section of Morioh, where all the villas are, and I am not married. I work as an employee for the Kame Yu department stores, and I get home every day by 8 PM at the latest. I don't smoke, but I occasionally drink.
I'm in bed by 11 PM, and make sure I get eight hours of sleep, no matter what. After having a glass of warm milk and doing about twenty minutes of stretches before going to bed, I usually have no problems sleeping until morning. Just like a baby, I wake up without any fatigue or stress in the morning. I was told there were no issues at my last check-up.
I'm trying to explain that I'm a person who wishes to live a very quiet life. I take care not to trouble myself with any enemies, like winning and losing, that would cause me to lose sleep at night. That is how I deal with society, and I know that is what brings me happiness. Although, if I were to fight I wouldn't lose to anyone.
34- Başörtüsü takmayan kızlar
35- Anime karakterlerine aşık olan kadınlar
36- Türkiye'de yaşamayı seven kızlar
37- İsmi 4 harfli olanlar
38- Soy adı Nargün olanlar
39- Soy adında ''Öz'' geçenler
40- İsmi ''İ'' ile başlayanlar
41- En az bir bölüm jojo izlemiş olanlar
42- En az bir tane Kar-Wai Wong filmi izlemiş olanlar
43- Tarantino'nun ayaklarını yalamasını içinden geçirdiğini kabul etmeyenler
44- İkinci ismi Melisa olanlar
45- İlk isminin sonunda Naz olanlar
46- En iyi arkadaşı 190+ olanlar
47- 79 yaş üzeri kadınlar
48- İkizler burcu olanlar
49- Esfj olanlar
50- Burçlara inananlar
51- Arsız bela dinlemeyenler
52- Jakuzi dinleyenler
53- Manga sevenler (Grup olan)
54- Manga sevenler (Renksiz çizgi roman olan)
55- Batman seven
56- Marvel filmi sevenler
57- Soy adı bir hayvan olanlar
58- 46 kromozomu olanlar
59- 47 kromozomu olanlar
60- Bipolar olanlar
61- İntihara meyilli olanlar
62- Community izlememiş olanlar
63- Adı Selin olanlar
64- En az 3 kere anal seks yapmamış olanlar
65- Borderline olanlar
66- Soy adı Giovanna olanlar
67- Soy adı herhangi bir kurgusal karakter olanlar
68- Soy adı Çoban olanlar
69- Balık burcu olanlar
70- Terazi burcu olanlar
71- Lolde en az 20 tane hediye almayanlar
72- Lolde en az 20 tane hediye alanlar
73- Janna hariç bir karakter oynayanlar
74- Lolde onlara yapılan cinsiyetçiliği takmayıp support oynamaya devam edenler
75- Yemek yapmayı bilmeyenler
76- İstanbul sözleşmesini destekleyenler
77- Türkiye topraklarında yaşamını sürdürenler
78- Trans arkadaşı olanlar
79- Transfobikler
80- En yakın arkadaşının ismi Yusuf olanlar
81- Çirkin erkeklerle takılanlar
82- Havanın ne kadar sıcak olduğunu söyleyip duranlar
83- İsmi unisex olanlar
84- Soy adında ''Oğlu'' olanlar
85- Soy adı Çetin olanlar
86- İsmi Çetin olanlar
87- Emoji kullananlar
88- :pleading_face: bu emojiyi kullananlar
89- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar
90- Saçları uzun olanlar
91- İsmini sevmeyenler
92- Modern ismi olanlar (Liya/Miya/Sikimiyala)
93- Anime kızları
94- Cosplay yapanlar
95- İsmi ''S'' ile başlayanlar
96- Cyberpunk 2077 oynamayacaklar
97- İsminde ''Ö'' olanlar
98- Sanat filmi izleyen kızlar
99- Scott Pilgrim vs The World izleyen kızlar
100- 500 days of summer izleyen kızlar
101- Oğlunun ismini unisex koyanlar veya izin verenler
102- Oğlunun içten içe gay olmasını isteyenler
103- K-pop dinleyenler
104- En az bir kere porno izlemiş olanlar
105- İspanyol dizisi izlemiş olanlar
106- J-pop dinleyenler
107- Porcupine Tree dinleyenler
108- Pink Floyd dinleyenler
109- R&B dinleyenler
110- Rap dinleyenler
111- Vtuber izleyenler
112- Irkçılar
113- Hümanistler
114- Sağcılar
115- Liberaller
116- Hayatında en az bir kere Grinin 50 tonu izlemiş olanlar
117- Adana'da yaşayanlar
118- Grimm izlememiş olanlar
119- Fringe izlememiş olanlar
120- Cinsiyetçi şakalar yapanlar
121- Cinsiyetçi şakalara alınanlar
122- Incel gördüğünde profilinde paylaşıp linçletmeye çalışanlar
123- Emo olmayanlar
124- Saçını en az 1 kere boyatmamış olanlar
125- Gacha oynayanlar
126- Bu listeyi ciddiye alanlar
127- FFXV oynayanlar
128- Doom oynamayanlar
129- Doom müziği dinlemeyenler
130- Doom'un ilk 3 oyununu oynamış olanlar
131- Aleyna Tilki sevmeyenler
132- Thom Yorke'u sevmeyenler
133- Hazır noodle yiyenler
134- Depresifler
135- Makyaj yapmayanlar
136- Makyaj yapmadığını iddia edenler
137- Anne Hathaway olmayanlar
138- Atatürk
139- İsmi japonca olanlar
140- İsminde latin alfabesi hariç harf bulunduranlar
141- Lol oynayan biriyle sevgili olmuş olanlar
142- Kısa boylu erkeklerle sevgili olurum diyenler
143- Asyalı kadınlara benzemek isteyenler
144- Şişkolar
145- Anoreksikler
146- Klasik müzik dinleyenler
147- Bu listeden en az 100 çekmeyenler
148- Avrupa'lılar
149- Belirli insanların listesinde olanlar
150- Mozart dinleyenler
151- Tesla'yı zeki zannedenler
152- Einstein'ın aslında üniversitede tanıştığı sevgilisi sayesinde bu kadar tez yazdığını bilmeyenler
153- Soy adında ''Kılıç'' olanlar
155- İsmi Buse olanlar
156- İsmi Dilara olanlar
157- İsmi İrem olanlar
158- İsmi Selin olanlar
159- İsmi Pelin olanlar
160- İsmi Sezin olanlar
161- İsmi Sıla olanlar
162- İsmi Sena olanlar
163- İsmi Özge olanlar
164- İsmi Özlem olanlar
165- İsmi Ayşe olanlar
166- İsmi Abay olanlar
167- İsmi Ada olanlar
168- İsmi Eda olanlar
169- İsmi Açelya olanlar
170- İsmi Deniz olanlar
171- İsmi Toprak olanlar
172- İsmi Su olanlar
173- İsmi Beril olanlar
174- İsmi Arya olanlar
175- İsmi Aleyna olanlar
176- İsmi Almira olanlar
177- İsmi Beren olanlar
178- İsmi Cansel olanlar
179- İsmi Armin olanlar
180- İsmi Ceyda olanlar
181- İsmi Cansu olanlar
182- İsmi Beyza olanlar
183- İsmi Aslı olanlar
184- İsmi Aslıhan olanlar
185- İsmi Beliz olanlar
186- İsmi Berfin olanlar
187- İsmi Ezgi olanlar
188- İsmi Merve olanlar
189- İsmi Ece olanlar
190- İsmi Aylin olanlar
191- İsmi Aysel olanlar
192- İsmi Ecem olanlar
193- İsmi Damla olanlar
194- İsmi Aysu olanlar
195- İsmi Yağmur olanlar
196- İsmi Dilan olanlar
197- İsmi Yağmur olanlar
198- İsmi Berfin olanlar
199- İsmi Beril olanlar
200- İsmi Berna olanlar
201- İsmi Berrak olanlar
202- İsmi Dünya olanlar
203- İsmi Zeynep olanlar
204- İsmi Süreyya olanlar
205- İsmi Tuğba olanlar
206- İsmi Ülkü olanlar
207- İsmi Asena olanlar
208- İsmi Pınar olanlar
209- İsmi Petek olanlar
210- İsmi Sinem olanlar
211- İsmi Öykü olanlar
212- İsmi Oya olanlar
213- İsmi Nil olanlar
214- İsmi Melike olanlar
215- İsmi Mine olanlar
216- İsmi Leyla olanlar
217- İsmi Kıvılcım olanlar
218- İsmi Nur olanlar
219- İsmi İdil olanlar
220- İsmi Süveybe olanlar
221- İsmi İlkim olanlar
222- İsmi İlgim olanlar
223- İsmi İlgin olanlar
224- İsmi Hazal olanlar
225- İsmi Hande olanlar
226- İsmi Fulya olanlar
227- İsmi Funda olanlar
228- İsmi İrem olanlar
229- İsmi Duru olanlar
230- İsmi Buket olanlar
231- Kızdan çok erkek arkadaşı olanlar
232- Fotoğraflarda burnunu montajlayan kızlar
233- Fotoğraflarında vücudunu montajlayan kızlar
234- Sosyal medya kullanan kızlar
235- Bgy'ye bir kere girmiş kızlar
236- Bgy'ye girmiş bir tane arkadaşı olan kızlar
237- Alvin ve sincaplarına benzer ses tonu olan kızlar
238- Eski sevgilisine aşık olup her sarhoş olduğunda eski sevgilisini arayan kızlar
239- Eski sevgilisi ölenler
240- Eski sevgilisine şiddet uygulayanlar
241- Kendini değersiz görenler
242- Kendini sevmeyenler
243- Ne kadar müthiş olduğunu durmadan söylemene rağmen kendine hakaret edip kendinden nefret ettiren kızlar
244- Bu listedeyi misojenist bir şey olarak gören kızlar
245- Bu liste cinsiyetçi olamaz çünkü ben cinsiyetçi değilim en iyi arkadaşım kız nasıl cinsiyetçi olabilirim ki
246- Alacakaranlık'ta Robert Pattinson yerine uzun saçlı kurt çocuğu sevenler
247- Alacakaranlık izlememiş olanlar
248- James Charles izleyenler
249- Twitter trendlerini takip etmeyenler
250- Militarist kızlar
251- Tembel kızlar
252- Yağ oranı %8den fazla olan kızlar
253- Kilosuyla takıntılı kızlar
254- Kızlarla anlaşamayan kızlar
255- Durmadan küfür edenler
256- ''Maskülen'' davranmaya çalışan kızlar
257- Feminen olmayan kızlara kötü davranan kızlar
258- Penisi 13 cmden küçük olan kızlar
259- Arkadaşı olmayan kızlar
260- Ebevyenleri boşanmış kızlar
261- Sağlıklı bir aileden gelen kızlar
262- Fakir kızlar
263- Fakir erkekleri seven kızlar
264- Sokakta gördüğü dilencilere tekme atmayan kızlar
265- Feministlere söven kızlar
266- Arabesk dinleyen kızlar
267- Antidepresan kullanmayanlar
268- Empatlar
269- Günde 2 öğünden fazla yiyenler
270- Kahve sevmeyenler
271- Çikoalta sevmeyenler
272- Çilek sevenler
273- Kendini toplumun ona zorladığı etiketlere göre şekillendiren kızlar
274- Kendi değerini başkalarına göre belirleyen kızlar
275- Mastürbasyon yapmanın kötü bir şey olduğunu düşünenler
276- Güven sorunları olan kızlar
277- Kendini dünyanın merkezine koymayan kızlar
278- Müslüman kızlar
279- Hoşlandığı insanlara açılmayan kızlar
280- En yakın arkadaşının ondan hoşlandığını bile bile onunla takılmaya devam eden kızlar
281- Eternal sunshine of a spotless mind izleyen kızlar
282- Otomatik Portakal'ı sevmeyen kızlar
283- 6655321 numarasının ne olduğunu bilmeyen kızlar
284- Albert Camus okumamış kızlar
285- Ergenlik sürecinde yaşadığı ilişkileri ciddiye alan kızlar
286- 25 yaşında lol oynayan biriyle sevgili olup twitter ismini ''ILOVEMYBFWTF'' ve benzeri şeyler yapan kızlar
287- Yeme bozukluğu olan kızlar
288- En yakın arkadaşı gay olan
289- Trans olmayan
290- Penisi seninkinden büyük olan
291- Homofobik olan
292- Erkekler için yaratılmış eril dünya içerisinde kendi yolunu bulmaya çalışırken hayatın onun önüne koyduğu her zorluğa göğüs geren kadınlar
293- Senden çok para kazanan kadınlar
294- Seninle aynı işi yapıp senin %70in kadar para kazanan kadınlar
295- Üniversite okuyan kadınlar
296- Messenger grubu olan kadınlar
297- Ruhu olmayan kadınlar
298- Cumhuriyetçi kadınlar
299- Komünist kadınlar
300- ''Yes'' komikli görsellerine gülen kadınlar
301- Evcil hayvanı olmayan kadınlar
302- Sevgilisini arkadaşlarının önüne koyan kadınlar
303- Amerika'nın önüne ısıtıp ısıtıp koyduğu ''American dream''in hayalini kuranlar
304- Evlilik karşıtı olanlar
305- Çocuk karşıtı olanlar
306- En az 1 kere kendini kesmemiş olanlar
307- Anadolu topraklarında yaşayanlar
308- Doğal sarışınlar
309- Retro takılanlar
submitted by ALLAHSIZBRUH31 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.08.17 22:43 White_Griffon Öğrenip götünüze sokabileceğiniz ayakkabı tarihi

Ayakkabının tarihi kıyafetlerin tarihi kadar eskidir. Eski çağlarda çoğu insan, tabanı deriden ya da tahtadan sandallar giyerdi. Bu tür sandallara örneğin Antik Mısır'da rastlanır. Eski Yunanların avlanırken çizme giydikleri bilinmektedir. Bunun yanında hamama da bir tür ayakkabı ile girdikleri bilinmektedir. Girit'teki Minos uygarlığı ve Roma dönemlerinde bu tür ayakkabı ve çizmeler kullanılmıştır.[kaynak belirtilmeli]
Ortaçağda, ayağı sarması için yumuşak deri ya da kumaştan yapılan ayakkabıların burunları sivriydi. Yolculuk sırasında ise potinler ya da baldırlara kadar çıkan çizmeler giyilirdi. 14. yüzyıl sonlarına doğru öylesine uzun burunlu ayakkabılar üretildi ki, bunlarla yürüyebilmek için ayakkabının burnunu bir zincirle diz kemerine bağlamak gerekiyordu.
Daha sonraki tarihlerde ayakkabılara yüksek mantar topuklar eklendi. Ayakkabıyı korumak amacıyla giyilen mantar topuklu şosonlar 1575'te moda oldu. Ama kötü havalarda ya da çok yağışlı bölgelerde tahta tabanlı ayakkabılar da giyiliyordu. Bu tür tahta ayakkabıları (sabo), Hollandalı çiftçiler günümüzde de giyerler.
  1. yüzyılın başlarında ayakkabıların yerini alan yüksek topuklu uzun çizmeler, evde bile giyiliyordu. Sonraları, dantelli çorapların görünmesi için çizmelerin üst kenarları dışa doğru kıvrıldı. 1660'tan sonra siyah, üzeri bağcıklı ya da tokalı, kalkık kare burunlu ayakkabılar çizmenin yerini aldı. Kadın ayakkabıları erkek ayakkabılarının modasını izledi. 17. yüzyıldan başlayarak, sivri burun ve yüksek topuklarıyla özgün bir biçim aldı.
1720'lere kadar kare burunlu ayakkabılar yaygındı. Bu tarihten sonra bunların yerini yuvarlak burunlu ayakkabılar aldı. 1770'lerde üstte geniş kıvrımları bulunmayan uzun çizmeler moda oldu. 18. yüzyılda kadın ayakkabıları saten ya da brokardan yapılıyor ve toka, kurdele ya da fiyonklarla süsleniyordu. Yüksek topuklu ayakkabılar 1790'da tümüyle ortadan kalktı. Sokaklar ve yollar öylesine kötü ve çamurluydu ki, insanlar evden dışarıya çıkarken şosonlarını giymek zorunda kalıyorlardı.
  1. yüzyılda kadın ayakkabıları saten ya da kadifedendi ve topuksuzdu. Erkekler ise genellikle düğmeli, bağcıklı ya da yanları esnek çizmeler giyiyorlardı. 1860'ların bağcıksız ve yanları esnek yarım çizmeleri çoğu zaman beyaz ipekten yapılıyordu. On yıl sonra yüksek topuklar yeniden moda oldu, çizmeler de yanları düğmeli olarak yapılmaya başlandı. Ayakkabılarda ve çizmelerde hâlâ bez kullanılıyordu, ama ayakkabıların burunları bazen deriden yapılıyordu.
  2. yüzyılda kadınlar fabrikalarda ve bürolarda çalışmaya, ayrıca yürüyüş ve bisiklete binmek gibi sporlar yapmaya başlayınca daha sağlam ayakkabılar kaçınılmaz hale geldi. Bağcıklı rahat yürüyüş ayakkabısı Birinci Dünya Savaşı (1914-18) sırasında ortaya çıktı. Günümüzde de ayakkabı yapımında moda önemli rol oynamaktadır. Spor yaparken kas, kiriş, bağ, kemik ve kıkırdak yaralanmaları riskinin alt düzeye çekilebilmesi için doğru ayakkabı seçimi önem taşımaktadır.
submitted by White_Griffon to KGBTR [link] [comments]


2020.08.15 21:23 karanotlar İlkel Bir Toplumdan Uygarlık Dersi: Amişler

Günümüzde ABD denilince birçok insanın aklına, ileri teknolojiyi yaşamın her alanında kullanan, bireyci ve rekabete dayanan bir toplum yapısı gelir. Oysa nüfus bakımından dünyanın en büyük ülkelerinden biri olan ABD’de, tek tip bir toplum yapısı bulunmamaktadır. Daha başka bir deyişle söylemek gerekirse bir ABD stereotipi yoktur. Tipik ABD’li imajına uyanlar ABD nüfusunun çoğunluğunu oluştursa da, bu imajın dışında kalan pek çok topluluk da ABD’de yaşamaktadır. Bu topluluklar içinde en dikkat çekicilerden birisi de, sanayi devriminden hemen önce Amerika’ya yerleşmeye başlayan ve inançları gereği o dönemim düşünce tarzını günümüzde de devam ettirdiğinden sanayi devriminin doğurduğu toplumsal yozlaşmanın etkilerinden uzak kalan Amişlerdir.
Amişlerin geçmişi 16. yüzyıl İsviçre’sine kadar uzanıyor. Dinde reformun tartışıldığı bu dönemde, başını gezici rahibi Menno Simons’un çektiği bir grup Hristiyan, çocukların doğar doğmaz takdis edilmesine karşı çıkıyor. Çünkü onlara göre Hristiyan bir anne-babadan doğmuş olsa bile bir çocuğun doğumda dinin gereklerini anlaması yani Hristiyan kabul edilebilmesi olanaksızdır. Bu yüzden bir insan ancak bilinçlenmiş kabul edileceği 18 yaşında kendi isteği ile takdis edilerek ya gerçek bir Hristiyan olabilir ya da inandığı başka bir dini kabul edebilir. Doğal olarak bu durum Katolik Kilisesi tarafından hiç hoş karşılanmıyor ve Mennocular adı verilen bu grup için bir insan avı başlatılıyor, yüzlerce Mennocu acımasızca öldürülüyor.
Mennocular daha sonra kendi aralarında bölünüyor ve Amişler, Mennocular ve Bretenler olarak üçe ayrılıyor. 18. yüzyılda baskılar artıp, yaşam daha da çekilmez hale gelince o dönemde insanlara dinsel özgürlük vaat eden yeni dünyaya yani ABD’ye yelken açıyorlar.
Günümüzde dünyanın birçok ülkesine dağılmış olarak yaşayan Mennocuların sayısı 1 milyonun üzerinde. Amişler ise çok az bir kısmı Kanada’da olmak üzere neredeyse tamamı ABD’de yaşıyor. ABD’deki nüfusları yaklaşık olarak 250.000 kadar. Yani sayıca oldukça az sayılırlar. En yoğun olarak bulundukları bölge ise Pennsylvania eyaletinin Lancaster kenti. Burada yoğunlaşmalarının nedeni ise ABD’ye ilk göç ettikleri tarihte Pensilvanya’nın efsanevi valisi William Penn’in onlara kucak açıp barınacak yer ve yaşamlarını kazanacak toprak vermesi.
Teknolojiyi Reddeden Topluluk
Amişler sayı olarak az demiştik ama Batı toplumlarında ender rastlanabilecek bir nüfus artış hızına sahipler. Elizabettown Üniversitesi’nden Amişler uzmanı Donald B. Kraybill’in araştırmasına göre Amiş toplumunun yıllık nüfus artık hızı %4 gibi çok yüksek bir düzeyde. Her Amiş ailesinin ortalama 5-6 civarında, bazılarında ise 15’e ulaşan çocuğu bulunuyor ve hesaplamalara göre 2025 yılı civarında nüfuslarını iki katına yani 500.000’e ulaşmış olacak. Kısacası böylesine yüksek bir nüfus artışı nedeniyle Amiş toplumunun nüfusu yaklaşık olarak her 20 yılda bir 2 katına çıkıyor.
Amişleri diğer topluluklardan ayıran en sıradışı özellikleri ise nüfus artış hızları değil elbette. Onları farklı kılan, ABD gibi ileri teknolojinin yaşamın tüm alanlarında egemen olduğu bir ülkede yaşamalarına karşın teknolojiyi neredeyse hiç kullanmıyor oluşları. İnsan ilişkilerini ve toplumu bozduğuna, gerçek bir Hristiyan’ın Hz. İsa dönemimdeki gibi yaşaması gerektiğine inandıkları için elektrik, telefon, otomobil, bilgisayar, internet gibi çoğumuz için vazgeçilmez sayılabilecek hiçbir teknolojik yeniliği kullanmıyorlar. Ulaşım gereksinimlerini otomobil yerine “buggie” adını verdikleri at arabaları, ışık gereksinimlerini güneşin doğuşu ve batışı arasındaki zamanı değerlendirerek, iletişim gereksinimlerini ise yüz yüze görüşerek karşılamak Amişlerin tipik yaşam tarzı.
Bu düzeni korumak ve çocuklarının erken yaşlarda dış dünyanın olumsuz etkilenmelerini önlemek için ise Amişler temel ilköğretimin ardından çocuklarını devlet okullarından alıp kendi kilise okullarında eğitiyorlar. Onlara göre ABD eğitim sistemi karşı çıktıkları bir rasyonaliteyi çocuklarına aşılamaya çalışıyor çünkü. Öğretmenleri ise yine bu okullardan mezun olmuş çoğu 17-18 yaşlarındaki bekar Amish kızları. Kendi toplumları dışındaki insanları “Englishman” olarak adlandırıp onlarla olan ilişkilerini mümkün olduğunca asgari düzeyde tutmaya çalışıyorlar. Hepsi çok iyi İngilizce bilmelerine karşın kendi aralarında kullandıkları dil Pensilvanya Almancası.
Amişler günümüzde de inançlarına son derece bağlı biçimde yaşıyorlar. Kendilerine özel bir kiliseleri var ve ibadetlerini toplu olarak bu kiliselerde yapıyorlar. Her Pazar ayininden sonra topluluktan bir üyenin evinde toplanıp birlikte yemek yiyorlar. Pazar ayini dışındaki tüm ibadetlerini de evlerinde yapıyorlar. Yaşamın her alanında da inançlarının emrettiği kurallara uymaya çalışıyorlar. Yazılı bir kuralları yok ama “Ordnung” adı verilen bir kurallar silsilesi var.
İnançlarına bu kadar sıkı sıkıya bağlı olmalarına karşın Amiş toplumu bağnazlıktan son derece uzak. Ne de olsa yeni dünyaya göç etmelerinin temel nedeni bağnazlığın geçmişte onlara yaşattığı acı. Öyle ki, 16 yaşına gelen çocuklarını dış dünyayı ve diğer yaşam tarzlarını tanımaları, neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendilerinin belirlemesi ve özgür iradeleriyle bir sonuca ulaşmaları için tamamıyla serbest bırakıyorlar.
Her Amiş Kendi Yolunu Belirlemeli
Kullandıkları Pennsylvania Almancasında “dolaşmak” anlamına gelen “rumspringa” denilen bu dönemde gençler uyuşturucu, alkol, seks dahil istedikleri her şeyi serbestçe, sınırsızca deniyor ve yaşıyorlar. Sonra kendi tercihlerini yapıp isterlerse Amiş toplumuna geri dönüyorlar, isterlerse denedikleri bu yaşam tarzına uygun başka kentlere yerleşebiliyorlar. Geri dönenlerden ise, ki istatistikler gençlerin %93’ün geri dönmeyi tercih ettiklerini göstermektedir, Amiş toplumunun kurallarına uymaları bekleniyor.
Amiş toplumu, diğer Anabaptist topluluklar gibi, çoğu Hristiyan mezheplerin aksine doğar doğmaz vaftiz olayına karşı. Çünkü doğan her çocuğun masum olduğuna inanırlar. Kişi, yetişkin olduğunda ne zaman vaftiz olacağına kendisi karar verir. Ancak evlenmek isteyen her Amişin vaftiz olması zorunludur.
Günlük yaşam tarzları da oldukça sade sayılabilir. Örneğin kadınlar kesinlikle makyaj yapmıyor, mücevher takmıyor. Buna evlilik yüzükleri de dahil. Giydikleri uzun kollu ve tek parça etekler gösterişten uzak ve tek renk. Evlenene kadar başlarını siyah bir örtü ile kapatan kadınlar evlendikten sonra beyaz başörtüsü takmaya başlıyorlar. Erkekler de keza aynı şekilde sade giyiniyorlar: Sade renkli bir gömlek, yakasız bir pardösü ve bunları tamamlayan bir şapka. Evlendikten sonra ise sakal kesmeyi bırakırlar.
Amiş Toplumunda Evlilik
Evlilikler de yine Amiş toplumunun kendi içinde yapılıyor. 18 yaşını dolduran kızlar ile 20 yaşını tamamlayan erkekler eşlerini kendileri belirliyor ve ailelerinden izin alarak evleniyor. Yalnız burada da Ordnung kurallarına uymaları gerekiyor. Şöyle ki; bir Amiş ancak başka kendi cemaatinden ya da başka bir cemaat üyesi Amişle evlenebilir. Yabancı biriyle evlenmek kesinlikle yasak. Ayrıca ilk kuzenlerin evlilikleri de yasaktır, ikinci kuzen evlilikleri de sıcak karşılanmaz.
Evlenmeye karar veren Amiş gençleri rahibe veya rahip yardımcısına giderek o zamana kadar zina yapmadıklarını ve evliklerinin Ordnung kurallarına uygun olduğunu belirtirler. Eğer gençler evlilik öncesi seks yapmışlarsa ve bu durumu itiraf etme cesaretini gösterebilirlerse bazı değişiklikler olur. Gençler önce altı haftalık bir ceza ile önce günahlarının kefaretini öderler. Ve gelinin, normalde düğün sırasında giymesi gereken beyaz önlük ve göğüslüğü giymesine izin verilmez. Bir kadının düğünü sırasında giydiği beyaz önlük ve göğüslük öldüğünde de üzerinde olur. Dolayısıyla bir genç kız düğün gününde giydiği beyaz önlük ve göğüslüğün aynı zamanda kefeni olduğunu bilir. Bir tarım toplumu olmalarından dolayı da evliliklerin neredeyse tamamına yakını hasat mevsiminin sonunda yani sonbahar ya da kış aylarında gerçekleşir. Ve evlilikler ya Salı ya da Perşembe günü gerçekleşir.
Boşanma ya da doğum kontrol konusu da tıpkı Katoliklikte olduğu gibidir. Hiçbir gerekçe boşanma için yeterli bir neden değildir. Evlilikle başlayan bir birliktelik, ancak ölüm nedeniyle sona erebilir.
Amiş toplumunun temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Makineleşmeye geçmedikleri ve dolayısıyla daha yüksek maliyetli olduğu için ürettikleri tarımsal ve hayvanlar ürünler diğer üreticilerin ürünlerine göre daha pahalı. Fakat daha pahalı olmalarına karşın neredeyse yok satıyor. Çünkü teknolojinin neredeyse tüm nimetlerini reddeden Amişlerin ürettiklerinin gerçekten organik ve doğal ürünler olduğunu bütün tüketiciler biliyor ve özellikle tercih ediyorlar. Kriz dönemlerinde bile fiyatları yüksek olmasına rağmen Amiş ürünlerine yönelik talepte bir azalma olmaması tüketicilerin onlara duyduğu güvenin en bariz göstergesi. Amişlerin bir diğer bir geçim kaynağı ise marangozluk. Tamamen el emeği olan bu ürünler toptancılar tarafından anında kapışılıp piyasaya sunuluyor. Çünkü bir malı değerinden fazla paraya satmanın günah olduğuna inanan Amişler ürettiklerini maliyetinden çok az bir farkla veriyorlar.
Amişleri ABD’deki diğer topluluklardan farklı kılan bir diğer özellik de, ABD gibi vergi sisteminin son derece sıkı olduğu bir ülkede devlete tek kuruş vergi vermiyor olmaları. Gerçi hükümet birkaç kez vergi alma girişiminde bulunmuş ama kamuoyu baskısı nedeniyle geri adım atmak zorunda kalmış. Vergi vermedikleri gibi herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna da bağlı değiller. Onlara göre en iyi sosyal güvenlik yöntemi, kendi toplumlarının kurmuş olduğu sosyal güvenlik sistemi ve aile kurumudur. Örneğin bir Amiş’in eve gereksinimi varsa hep birlikte karşılıksız imece usulü ona ev inşa ediyorlar. Genelde doktora gitmeyip doğal yöntemlerle tedavi oluyorlar ama gitmek zorunda kalanların tüm masraflarını da yine topluluk karşılıyor. Askere gitmedikleri gibi Amiş toplumu genelde sorunlarını kendi içlerinde hallediyor ve hiç bir suçu polise bildirmiyor.
Amişlerin toplumsal dayanışma anlayışını gösteren en güzel örneklerden biri belki de Amish Grace (Amiş Merhameti) adlı filme ve kitaba da konu olan yaşanmış katliamdır. Bu olayda Amiş toplumu dışından bir kişi, bilinmeyen bir nedenden bir Amiş okulunu basarak 5 küçük kız çocuğunu öldürür ve ardından intihar eder. Katliamın ardından bir araya gelen mağdur Amiş anneleri katliamı gerçekleştiren kişinin evini ziyaret ederek ailenin acısını paylaştıklarını ve yaşananların “sorunlarını çözmekte aciz kalmış bir Tanrı evladının talihsiz bir eylemi” olduğunu söylerler. Ayrıca katliamı gerçekleştiren kişinin ardında yetim bıraktığı çocukları için de bir yardım kampanyası başlatırlar.
Amişler belki de bu yüzden, bireysel kapitalizmin ve yozlaşmanın en vahşisinin yaşandığı ABD’nin en sıradışı toplumudur. Onlar her ne kadar teknolojiden uzak durup modern dünya için ilkel sayılabilecek bir yaşam tarzı benimsemiş olsalar da, çoğu uygar toplumlara ders verecek bir ahlak anlayışları vardır.
http://www.serenti.org/ilkel-bir-toplumdan-uygarlik-dersi-amisle
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.08.10 18:10 griljedi GRRM - 2013 Söyleşileri

- Sam’in Gece Kalesi kütüphanesinde bulduğu “Maester Thomax’in Ejderha Ailesi, Targaryen Hanesi’nin Sürgünden Yükselişi ve Ejderhaların Yaşamı ve Ölümü Üzerine” kitabıyla Tyrion Lannister’ın bahsettiği “Ejderhaların Ölümü” kitabı, farklı iki kitaptır.
- İnsan psikolojisinin katmanları ilginç. Jaime Lannister'ı ele alalım, ilk başta aşağılıktır ama sonra ondan hoşlanmaya başlarsınız.
Bence insanlar böyle. Karakterlerime gri diyorum çünkü insanların gri olduğunu düşünüyorum. İçimizde kahramanlık ve asalet kapasitesine sahibiz, hepimiz asil şeyler yapıyoruz ve hepimiz daha sonra utanacağımız şeyleri yapma yeteneğine sahibiz. İnsanlarda bu karmaşıklığı seviyorum ve bunu karakterlerde yakalamaya çalışıyorum. İyi ve kötü olmadığını söylemem. Elbette iyilik ve kötülük vardır, mutlak değildir. Siyah ve beyaz değil - gri, açık gri veya koyu gri olabilir.
- Bu karakterleri ne zaman bitireceksin?
Kim bilir, tahmin yapmaktan vazgeçtim. Son iki kitap yıllar önceydi. Bir tahmin yaparsam ve yanlış çıkarsam, binlerce insanın bana kızgın e-postalar göndermesini sağlarım. Asıl endişem teslim tarihlerime uymak ya da kitapları yılda bir çıkarmak değil, kitapların ne kadar iyi olduğu. Tolkien gibi öldüğümde ve gittiğimde, umarım insanlar geriye dönüp bakacaklar ve yine de bunu okuyacaklar ve “İyi miydi yoksa kötü müydü?” diye sorucaklar, “Düzenli olarak zamanında çıkardı mı? ” değil. Shakespeare'in her oyunu yazmasının ne kadar sürdüğünü bilmiyorum ama sonuçta önemli olan işin kendisidir.
- Seriyi yazarken Robb ve Cat’in ölümünü ne zamandır biliyordunuz?
Bunu neredeyse başından beri biliyordum. İlk gün değil ama çok erken bir dönemde. Birçok röportajda kurgumun öngörülemez olmasını sevdiğimi söyledim. Orada ciddi bir gerilim olmasını seviyorum. Ned'i ilk kitapta öldürdüm ve birçok insanı şok etti. Ned'i öldürdüm çünkü herkes onun kahraman olduğunu düşünüyor ve tabii ki başını belaya sokacak ama sonra bir şekilde bundan kurtulacak. Bir sonraki öngörülebilir şey, en büyük oğlunun ayağa kalkıp babasının intikamını alacağını düşünmektir ve herkes bunu bekleyecek. Böylece hemen yapmam gereken bir sonraki şey [Robb'u öldürmek] oldu. (Bundan şunu çıkartabiliriz; en tahmin edilebilir, en ön görülebilir şeyleri gerçekleştirmemeyi tercih ediyor, çoğu zaman en azından.)
- Song of Ice and Fire okuyucu beklentilerini sık sık alt üst ettiğinden ve geleneksel fantastik hikaye anlatma yapılarından kaçındığından, hayranların bu masalın mutlu bir sonla biteceğine dair gerçek bir umutları olmalı mı? Bir oğlanın kısa süre önce Thrones'ta söylediği gibi, "Bunun mutlu bir son olduğunu düşünüyorsanız, dikkatinizi vermemişsinizdir."
Acı tatlı bir son beklediğimi defalarca söyledim.
- Yıllar boyunca okuyuculardan sahne(Kırmızı Düğün) hakkında ne tür tepkiler aldınız?
Aşırı. Hem olumlu hem de olumsuz. Yazmak zorunda olduğum en zor sahneydi. Kitabın üçte ikisi ama ona geldiğimde atladım. Böylece tüm kitap bitti ve hala bir bölüm kalmıştı. Sonra yazdım. Çocuğunuzdan ikisini öldürmek gibiydi. Okuyuculara kitabın olaylarını yaşadıklarını hissettirmeye çalışıyorum. Bir arkadaşınız öldürüldüğünde üzüldüğünüz gibi, kurgusal bir karakter öldürülürse yas tutmalısınız. Umursamalısın. Biri ölürse ve sen biraz daha patlamış mısır alırsan, bu yüzeysel bir deneyim değil mi?
- Neden bu kadar güçlü bir tepki aldığınızı düşünüyorsunuz? Robb, kitaplardaki "bakış açısı karakterlerinizden" biri değildi ve Catelyn gerçekten sevilen bir kişilik değildi.
[Uzun duraklama] Bu ilginç bir soru. İyi bir cevabım var mı bilmiyorum. Belki benim yaptığım yol yüzündeydir. Buna yol açan belli bir miktar önsezi var. Bu bir ihanettir. Savaş alanından çıkıyorsun, bu bir düğün ziyafeti. Robb huzurunu sağladı ve sen en kötüsünün bittiğini düşünüyorsun. Sonra birdenbire bu ortaya çıkıyor. Ayrıca öldürülen ikincil karakterler de var. Sonra dışarıda yüzlerce Stark insanı öldürüldü. Sadece iki kişi değil.
- Bana göre Robb ve Catelyn'in aile olması durumu daha da kötüleştiriyor ve Catelyn çok fazla acı çekti ve etrafındaki pek çok kişiyi kaybetti ve aslında sahip olduğundan daha fazlasını kaybettiğini düşünüyor çünkü Arya, Bran ve Rickon'un hayatta olduğunu bilmiyor. Sonra bu olur.
Ayrıca yalvarmak ile ilgili bir an var. Bir de rehineyi öldürüyor. Frey'in özellikle değer verdiği bir oğul değil. Yani sonunda blöfü boştu. Ve o yine de yapıyor. O devam ediyor. Bunun da belirli bir gücü var.
- Bunun cevabını bildiğimden oldukça eminim ama sahneden hiç pişmanlık duydunuz mu?
Hayır. Yazar olarak değil. Muhtemelen kitaplardaki en güçlü sahne. Bana bazı okuyuculara mal oldu ama bana çok daha fazlasını kazandırdı. Televizyonda izlemek benim için zor olacak. Zor bir gece olacak çünkü bu karakterleri de seviyorum ve bir TV şovunda oyuncuları tanıyorsunuz. Sevdiğiniz bir oyuncuyla olan ilişkinizi de bitiriyorsunuz. Richard Madden ve Michelle Fairley harika bir iş çıkardılar.
- Sahneden rahatsız olan okuyuculara ne dersiniz?
Ne söylediklerine bağlı. Kitabınızı bir daha asla okumayacağını söyleyen birine ne söyleyebilirsiniz? İnsanlar kitapları farklı nedenlerle okurlar. Buna saygı duyarım. Bazıları rahatlık için okur... Ve eski okuyucularımdan bazıları hayatlarının zor olduğunu, annelerinin hasta olduğunu, köpeklerinin öldüğünü ve kaçmak için kurgu okuduklarını söylediler. Ağızlarına korkunç bir şeyle vurulmasını istemiyorlar... Ve erkeğin her zaman sevdiği kıza sahip olabildiği ve iyi adamların kazanacağı bir tür kurgu okumayı ve hayatın adil olduğunu size yeniden teyit edilmesini istiyorlar. Hepimiz bunu bazen isteriz. Bu yüzden bunu isteyen insanları küçümsemiyorum ama çoğu durumda bu, yazdığım türden bir kurgu değil. Kesinlikle Buz ve Ateşin olduğu şey bu değil. Hayatın ne olduğu konusunda daha gerçekçi olmaya çalışırım. Sevinci var ama aynı zamanda acı ve korku da vardı. Bence en iyi kurgu, hayatı tüm aydınlık ve karanlığında yakalar.
- Buz ve Ateşin Şarkısı dizisinde 20 yıl önce hayalini kurduğunuz, sonunda yazdığınız sahneler var mı? Sonunda ulaşmak için heyecanlandığınız anlar?
Evet. İlk başta, 91'de bilmiyordum - henüz neye sahip olduğumu tam olarak bilmiyordum. İlk başta bunun bir roman mı yoksa bir kısa roman mı olduğunu bile bilmiyordum. Ben de bunu biraz zamanla keşfettim. Ama '91 yazında, bilirsiniz, birdenbire bana geldi ve ben onu yazmaya ve nereye götürdüğünü izlemeye başladım ama o yazın sonunda büyük bir serimin olduğunu biliyordum. Başlangıçta bunun bir üçleme olduğunu düşünmüştüm ama bunun ötesinde büyüdü. Fakat boyut farklı ve kitaplara başka unsurlar ekledim ama yine de hala aynı karakterler, '91’in karakterleri.
- İlk romanın ortasında bunun bir üçlemeden daha fazlası olması gerektiğini fark etmenize neden olan şey neydi?
Tam anlamıyla sonlardaydı, 95'te bir üçlemeden daha fazlası olması gerektiğini fark ettim çünkü 1.500 sayfa el yazmam vardı [ve] ilk kitabın sonuna yakın bir yerde değildim. Ben de dedim ki "Bunun burada üçe sığamayacağını biliyorum. Hepsini bitirmek için bu ilk kitabı iki kitaba ayırmam gerekecek." Bu belli bir miktar yeniden yapılandırma gerektiriyordu, ama geri döndüm ve bunu yaptım, yaklaşık 300 sayfa çıkardım ve bu ikinci kitabın başlangıcı oldu... Ve bir şeyleri hareket ettirdim.
Ve bir süre "Bu dört kitaplık bir üçleme" dedim. Bunun için bir emsal vardı. Bir arkadaşım olan Gene Wolfe dört kitaplık bir dizi yazdı, “dört kitaplık bir üçleme” diye şaka yapardı. Ve sonra, sürecin sonunda Clash of Kings'te aynı şey olduğunda, "Eh, belki de altı kitaptır" olduğunu fark ettim. Hiç beş demedim, dörtten altıya atladım. Ve sonra yıllarca altı kitap olduğunu söyleyebilirim. Sonra karım Parris yedi parmağını kaldırarak arkamda dururdu. Şimdi yedi diyorum ama artık kanla hiçbir şey yazmıyorum.
- Her zaman söylediğin söz, "hikaye anlatıldıkça büyüdü."
Tolkien'in sözü aslında, onu çaldım çünkü Yüzüklerin Efendisi başlangıçta Hobbit'in devamı olarak başlamıştı. Ve başlangıçta başka bir çocuk kitabı olması gerekiyordu, bir Hobbit'in küçük bir macerası. Ve açıkça bundan çok, çok daha büyük hale geldi.
- Aşık olduğunuz, artık heyecanlanmadığınız, bilirsiniz, hiç karakteriniz var mı?
Hala tüm karakterleri seviyorum. Hatta bazıları çok sevimli değil. En azından bakış açısı karakterleri. Bu karakterlerden birinin bakış açısıyla yazdığım zaman, gerçekten onların içindeyim. Yani, yaptıkları şeyleri neden yaptıklarını anlamak için dünyayı onların gözünden görmeye çalışıyorsunuz. Ve hepimiz var, kötü adam olduğu düşünülen, kötü adam olan karakterler bile nesnel anlamda kendilerini kötü adam olarak görmüyorlar.
Bu, Kızıl Kafatası'nın sabah kalkıp "Bugün ne kötülük yapabilirim?" Diye sorduğu çizgi roman türünde bir şey değil. Gerçek insanlar böyle düşünmez. Hepimiz kahraman olduğumuzu düşünüyoruz, hepimiz iyi insanlar olduğumuzu düşünüyoruz. Kötü şeyler yaptığımızda rasyonalizasyonumuz olur. "Pekala, başka seçeneğim yoktu" veya "Birkaç kötü alternatifin en iyisi" veya "Hayır, aslında iyiydi çünkü Tanrı bana öyle söyledi" veya "Bunu ailem için yapmak zorundaydım." Neden boktan şeyler, bencil şeyler ya da acımasız şeyler yaptığımıza dair hepimizin rasyonelleştirmeleri var. Bu yüzden bunları yapan karakterlerimden birinin bakış açısından yazarken, bunu kafamda tutmaya çalışıyorum.
Ve seviyorum, bu yüzden orada bana Victarion Greyjoy gibi temelde bir ahmak ve kaba olan insanları bile sevdiren bir empati var. Ama kendini mağdur hissediyor ve dünyayı belli bir şekilde görüyor. Ve Jamie Lannister ve Theon Greyjoy, hepsinin kendi bakış açıları var. Hepsini seviyorum. Bazılarını diğerlerinden daha çok seviyorum sanırım.
- İnsanlar, Ice and Fire’a bir üçleme olarak başladığında, tek bir satırın olduğu bir taslağınız vardı, "Ve bu arada, Westeros'ta soylular güç konusunda tartışıyorlar." Ve bu satır, serinin ortadaki üç veya dört kitabına dönüştü. Bunun doğruluğu var mı?
Bu grotesk bir abartı ama bunda en azından bir parça doğruluk var, evet. Karakterleri tanıtıyorsunuz ve bazen kendi başlarına bir hayat sürüyorlar.
Bazı büyük karakterler için - evet, her zaman planlarım vardı, Tyrion'un hikayesinin bundan sonra nasıl olacağını, Arya'nın hikayesinin ne olacağını, Jon Snow'un hikayesinin ne olacağını biliyordum. Başlıca ölümlerin ne olacağını ve ne zaman geleceklerini biliyordum. Bu en yakın şey olacaktır.
Ancak Tyrion'un uşağı Bronn gibi çok popüler bir karakter haline gelen bazı ikincil karakterler de olacaktır. Aniden çıktı. [Düşünüyordum], "Tamam, Tyrion bu iki paralı askerle karşılaştı, Bronn ve Chiggen. Ve biri onun için savaşacak. Hangisi olacak? Tamam, Bronn ile gideceğiz." Ama onun hakkında yazdığım gibi, kendine özgü bir kişilik geliştirdi ve geçmişi süper gizemlidir, nereden doğduğunu, nereden geldiğini bilmiyorsunuz ama hakkında yazmak eğlenceli. Bir sahneye çıkıyor - bir kez bir TV şovunda rol aldığında, onu oynayan harika bir aktör var - gerçek oluyor.
- Dizideki Margaery ile – benim Margaery Loras'tan daha genç, Loras'tan daha yaşlı değil. Yani o gerçekten on altı yaşında bir çocuk gibi ve Natalie harika biri ama açıkça on altı yaşında bir çocuk değil. O çok zeki. Neredeyse benim Margaery'min on yıl içinde olacağı hal (kızı yaşatırsan :D ).
- Arya'yı ilk tanıştırdığınızda, onun bir suikastçı olacağını biliyordunuz?
Henüz suikastçı değil. Sen öyle olacağını varsayıyorsun. O bir çırak.
- Ama zaten insanları öldürmeye başladı ve birçok sırrı öğrendi.
Sadece Ice and Fire'da değil - Wild Card serisinde de bunu biraz yaptık, çocuk askerinin her şeyi büyüleyici bir yapı. Elimizde çok tatlı ve masum bir çocuk resmi var. Bence Afrika'daki yakın tarihin bir kısmı ve daha uzun tarihin bir kısmı, doğru koşullar altında, bunların (yetişkin) erkekler kadar tehlikeli ve bazı yönlerden daha tehlikeli olabileceğini gösterdi. Bir düzeyde, bu onlar için neredeyse bir oyun.
- Serinin ortasında planladığınız beş yıllık boşluğa takıntılıyım. Bu nasıl oldu?
Başlangıçta herhangi bir boşluk olmaması gerekiyordu. Kitap ilerledikçe, sadece bir zaman geçmesi gerekiyordu. 1991'deki orijinal konseptim, bu karakterlerle çocukken başlayacaktım ve yaşlanacaklardı. Arya'yı sekizde alırsanız, ikinci bölüm birkaç ay sonra olacak ve o sekiz buçuk olacak ve [sonra] dokuz olacak. Hepsi bir kitabın alanı içinde olacaktı.
Ama onları yazmaya başladığımda olayların belirli bir ivmesi var. Yani bir bölüm yazarsınız ve sonraki bölümünüzde bu altı ay sonra olamaz çünkü ertesi gün bir şeyler olacak. Yani ertesi gün ne olacağını yazmanız ve ondan sonraki hafta ne olacağını yazmanız gerekiyor. Ve haberler başka bir yere taşınır.
Ve çok geçmeden, yüzlerce sayfa yazdınız ve geçmek istediğiniz altı ay veya yıl yerine bir hafta geçti. Yani bir kitabı bitiriyorsunuz ve muazzam miktarda olay yaşadınız ama bunlar kısa bir zaman diliminde gerçekleşti ve sekiz yaşındaki çocuk hala sekiz yaşında.
Böylece bu ilk üç kitap için beni gerçekten etkiledi. Bunun beni ele geçirdiği anlaşılınca, beş yıllık boşluk fikrini buldum. "Zaman burada istediğim gibi geçmiyor, bu yüzden zamanda beş yıl ileri atlayacağım." Ve biraz daha büyüdüklerinde bu karakterlere geri döneceğim. Feast for Crows'u yazmaya başladığımda yapmaya çalıştığım şey buydu. Yani [boşluk] Kılıçların Fırtınası'ndan sonra ve Kargalar Ziyafeti'nden önce gelecekti.
Ama kısa süre sonra keşfettiğim şey - ve bununla bir yıl uğraştım - [boşluk], Fırtına Fırtınası'nın sonunda Braavos'a giden Arya gibi bazı karakterlerde işe yaradı. Beş yıl sonra geri dönebilirsiniz ve o beş yıllık bir eğitim aldı ya da Orman Çocukları ve yeşil görüleri tarafından ele geçirilen Bran, [böylece ona beş yıl sonra geri dönebilirsin]. Bu iyi. Onlar için çalışıyor.
Diğer karakterler hiç işe yaramadı. King's Landing'de Cersei bölümlerini yazıyorum ve "Evet, beş yıl içinde altı farklı adam El olarak görev yaptı ve bu komplo dört yıl önce vardı ve bu şey üç yıl önce oldu." Ve bunların hepsini geri dönüşlerde sunuyorum ve bu işe yaramadı. Diğer alternatif ise, bu beş yıl içinde hiçbir şeyin gerçekleşmemiş olmasıydı, bu da tahminlere aykırı görünüyordu.
Jon Snow meselesi daha da kötüydü çünkü Fırtına'nın sonunda Lord Commander seçildi. Orayı kaldırıyorum ve "Beş yıl önce Lord Komutan olarak seçildim. O zamandan beri pek bir şey olmadı, ama şimdi bir şeyler yeniden olmaya başlıyor." Nihayet, bir yıl sonra "Bu işi yapamam" dedim. (Yalnız 4 kral eli olacak bilgisini mi vermiş bu? Huuuu)
- Beş yıl olacak ve sonra Kış mı gelecek yoksa Kış mı olacaktı?
Kış’ın gelişi süreci...
- Öyleyse, sonbahar 5 sene sürecekti?
Evet. Seriyi kurduğum şekilde bunun için pek çok emsal var. Yaz on yıl sürdü. Beş yıllık bir Sonbahar pek bir şey değil.
- Beş yıllık aradan sonra yazmak için yazdığınız bazı şeylerin Dance with Dragons da dahil, kitaplarda olduğunu biliyorum.
ADwD ve AFoC. Bir kısmı orada. Bazılarını elden geçirdim. Onun bir versiyonu var ama aynı versiyon orada değil. Bazıları henüz çıktı. Sadece işe yaramadı.
- Sihir kullanmanın tehlikeleri nelerdir? Ne yanlış gidebilir?
Sihir asla sorunun çözümü olmamalıdır. Yazar olarak inancım her zaman Faulkner’ın Nobel Ödülü kabul konuşması olmuştur ve burada “Yazmaya değer tek şey, kendi kendisiyle çatışan insan kalbidir”. İyi kurgu, iyi drama bununla ilgilidir: Başı dertte olan insanlar. Bir karar vermelisin, bir şeyler yapmalısın, hayatın tehlikede ya da namusun tehlikede ya da kalp krizi yaşıyorsun. Tatmin edici bir hikaye oluşturmak için, kahramanın problemi çözmesi veya problemi çözmede başarısız olması gerekir - ancak problemle bir tür rasyonel yolla uğraşması gerekir ve okuyucu bunu görmelidir. Ve kahraman sonunda kazanırsa, zaferin kazanıldığını hissetmek zorundadır. Büyü ile ilgili tehlike, zaferin kazanılmamış olmasıdır. Birdenbire son bölümdesin ve kendini bir deus ex machina ile sonlandır. Kahraman birdenbire, eğer bu özel büyülü bitkiden biraz alabilirse, bir iksir hazırlayıp problemini çözebileceğini hatırlar. Ve bu bir hile. Bu çok tatmin edici değil. İşi ucuzlatıyor. İyi yapılmış fantezi - Tolkien gibi bir şey - Yüzüklerin Efendisi'ni tam başlangıçta mükemmel bir şekilde kurar. Yüzükten kurtulmanın tek yolu, onu Hüküm Dağı'na götürmek ve geldiği ateşlere atmaktır. Bunu ilk andan itibaren biliyorsun. Ve eğer tüm bunları yaşasaydık ve sonra kitabın sonunda aniden Gandalf dedi ki, bekle bir dakika, yeni hatırladım, işte bu diğer büyü, oh, yüzükten kolayca kurtulabilirim! Bundan nefret ederdin. Bu tamamen yanlış olurdu. Sihir işleri mahvedebilir. Sihir asla çözüm olmamalı. Sihir, sorunun bir parçası olabilir.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.07.26 03:45 hamhumsaralop Köy, kasaba, küçük ilçe daha açık bir ifadeyle kapalı bir çevrede büyümüş insanların cinsel özgüvensizliği orta sınıf ahlakını perçinlemekle kalmayıp kapalı kapılar ardından yapılan sapkınlıklara yeni yollar açmaktadır.

memleketin bu bağlamda tek çıkış yolu cinsel devrimdir. cinsel özgüveni olmayan erkek, toplum tarafından cinselliği yok edilmiş kadınlarla evlenme yoluna giderek, yine kendileri gibi cinsel sorunlu bireyleri topluma katmakta ve toplumu hasta etmektedir. akraba evliliğinin altında yatan temel sebeplerden biri de budur.
ataerkil bir toplum olmamız hasebiyle erkeğin rızası alınmadan, olağan bir şeymiş gibi beklenen ödevler ve istekler erkek psikolojisinde erkliği, aktifliği kutsal saymaktadır. bu da erkekte mental olarak bir çürümeye neden olmakta.özellikle, günümüzde tamamen yalandan oluşan porno sektörüne kolayca erişim sağlanması, erkekler üzerinde bağımlılık yapmaktan öte cinsel iç dünyalarını param parça etmektedir. videolardaki gibi penisleri ve performansları olmadığı için bilinçaltında kendilerini kusurlu sanmaktadırlar.
tabii ki porno sektörü sadece erkeği değil kadını da etkilemektedir. sex sells mantığıyla tamamen objeye dönen, döndürülen kadın bu edilgenliği kaldığı yoğun propagandadan ötürü kabul etmektedir.
gelişmemiş toplumların ara tonları yoktur ya siyah ya da beyazdır. biz de en iyi ihtimalle gelişmekte olan bir toplum olduğumuz için ara tonları görememekteyiz. tv veya pc ekranlarında sosyal medyada gördüğünüz ''it girl''ler, fenomenler, porno yıldızlarının oluşturduğu sanal algıyı, aslında sizin tözünüze ait olmayan profil fotoğragları, durum güncellemeleri, planlanmış instagram fotograflarıyla, yani başka bir sanal karakterle takip edip gerçeklikle bağınızı hayatın verdiği elem ve keder yüzünden minimuma indirmeye çalışmaktasınız. sanal dünya, orada var olduğunuzu sandığınızda, akışına kendini bıraktığınızda size çok iyi geliyor. korunaklı alanınızda internet, sizi annnenizin rahmindeki kadar güvenli hissetiriyor.'' ya hep ya hiç mantığı'' bir tık kadar uzak olan karar verme mekanizması, mevcut hükümet vasıtasıyla da empoze edilince toplumdaki ahlaksızlık daha büyük yüzdelerle artmaya devam ediyor. adam ''neden köpek sikmekten gocunayım ki'' diye düşünüyor. karakterinin büyük bir parçasını oluşturan geçmiş nesili, köyden gelen bir üst nesil olduğundan bu aşırılıkları en iyi ihtimalle sadece günah diye uyarıyordu. var olmayan, sanal bir evrende gerçekle bağdaşmayan kararları bu kadar rahat alan bir bireyin hayata geridönüşünde iyi ile kötü; ahlaklı ile ahlaksız eylemi ayırabilecek mental kapasiteye erişmesi mümkün müdür? hayat ona 1 veya 0'ı empoze ederken... dedesinden, anneannesinden ona kalan hayal meyal hatırladığı taşra geleneklerinde günah olarak addedilmeyen,modern toplum yapısıyla bağdaşmayan saikler bu bireye kalmadı mı? kadın ırz mevzusu ileri sürülerek küçük şehirlerde erkeklerden uzaklaştırılmadı mı?
sözün özü, ilk cinsel deneyimi sobalı tek göz odalarda ebeveynlerin orgazm iniltileriyle uyumak olan 2 nesil önceki kuşağın hastalıklı algısı zincirleme bu zamanı etkiledi. freudyen yaklaşımla, seksin doğasını bu kadar yakından hissedip babası tarafından kastrasyona uğrayacağı düşüncesinden saplantılı hale gelen, cinsel olarak sakatlanmış erkek zamanımızın hızı ile kendi libidosuna hakim olmak için çıktığı bu yolda daha da sakatlanmıştır.
hadi eyv.
submitted by hamhumsaralop to KGBTR [link] [comments]


2020.07.25 10:41 Asusnur GRRM - 1999 Söyleşileri - 2

Bu çeviri @griljedi tarafından yapılmıştır
25 Mayıs 2020
Bronn, 30’ların başlarında.
Eğer her bir şövalye başka bir kişiyi şövalye ilan edebiliyorsa Ser Osmynd Kettleblack gibi vicdansız şövalyelerin yahut toplumsal değerleri küçümseyen hanelerin bu durumu suistimal etmesine engel olan nedir?
Sosyal baskı. Bir şövalyenin akranları bunu yapana kötü gözle bakar. Evet, belli bir miktar para kazan olabilir ama şerefi kalmazdı ve şeref, bu kültürde hala çok önemlidir.
Ser Osmynd neden para için başkalarını şövalye ilan etmedi ya da en azından kendi kardeşlerini şövalye ilan etmedi? Aileler içinde bile şövalye olmayan kardeşler var, neden?
Şövalye olmak sadece basitçe “şeref” meselesi değildir, bu bir iş, yükümlülükleri var. Zırh ve en azından savaş atı için belli bir miktar servete ihtiyacını var. Savaşmanız, efendiniz çağırdığı zaman gitmeniz gerekir; insan eğitmeniz ve yönetmeniz beklenir. Bazı insanları (Willas Tyrell, Sam Tarly gibi) bunu yapamaz; bazıları sadece rahip, üstat gibi şeyler olmak için donanımlıdır. Şövalyelik de kısmen dindar bir parçaya sahip, bu yüzden eski ilahların takipçileri şövalye olmaya pek eğilimli değillerdir yoksa faturayı ödemek zorunda kalırlar.
Soylu doğumlu piçler şövalye olabilir mi?
Herkes şövalye olabilir.
Manderly’nin nasıl 40 yaşlarında yaverleri olabiliyordu?
Yaverleri, şövalyelik eğitimi alan, genç erkekler olarak görme eğilimdeyiz bu, gerçeğin sadece bir parçası. Tarihsel olarak hayatlarını tamamen yaver olarak geçiren kişiler de var; 30’larında, 40’larında hatta bazen 50’lerinde yaverler gayet yaygın bir şeydi. Bu insanlar belki şövalye olacak zenginliğe sahip değildi ya da eğilimleri yoktu. Onlar, teğmenliğe terfi etmek istemeyen kariyer ordusu çavuşunun orta çağ muadilleriydi.
Tyrion, babasının Fırtına Burnu’nuna yürümeden önce Robb’u yenmesi gerektiğini düşünüyordu. Stannis’in her an kaleyi terk edip, KL’ye saldırması açısından bu büyük bir risk değil mi?
Fırtına Burnu çok zorlu bir kale. Tywin ve Tyrion, Stannis’in cesurdan ziyade metotik bir adam olduğunu biliyor, bu yüzden düşman kalesini arkasında bırakması mümkün olmayacaktı. Stannis’in Davos’a açıkladığı gibi; psikolojik bir yönü de var dı, küçük de olsa “yenilgi” görmeyi kabul etmedi. Tywin’in Batı’ya yürümesi bir risk mi? Evet. Bu yüzden Harranhall’da uzun bir süre kaldı, Robb’un ona saldıracağını ümit etti ama olmadı, hesaplanmış bir kumar oynadı. Üç taraflı bir mücadelede (Renly ile beraber 4) herhangi bir belirleyici hareket bir risktir ve kazanmak için bazı riskler alınmak zorundadır.
İsyan sırasında Tyrell ve kuvvetleri, neden Fırtına Burnu’nu kuşatıp zamanlarını boşa harcadı? Bilhassa onların azam lordları savaşı kaybederken?
Targaryenler bir takım savaşları kaybetmişlerdi (ve bazılarını da kazanmışlardı), ancak Üç Dişli Mızrak ve King’s Landing Kuşatmasına kadar savaşı gerçekten kaybetmiyorlardı. Ve sonra kaybetti. Ve kuşatmalar orta çağ savaşının çok önemli bir parçasıydı. Fırtına Burnu coğrafi olarak stratejik değildi, ancak Kışyarı Starklar için önemli olduğu gibi Baratheon Hanesi için de önemli olan Robert’ın gücünün temeliydi. Düşmüş olsaydı, Robert evini ve topraklarını kaybederdi … ve iki erkek kardeşi düşman elinde rehine olurdu. Tüm önemli kişiler. Ayrıca Fırtına Burnu’nun düşüşü, fırtına lordlarının çoğunu onu dizini bükme zamanının geldiğine ikna edebilir. Yani kaleler nadiren önemsizdir.
Tyrellerin büyük bir ordusu vardı ama güçlerinin önemli bir kısmı Rhaegar ile birlikteydi. Prensin ordusu, Robert’ın ki daha çok savaş tecrübe etmesine rağmen, Robert’ın ordusundan daha fazlaydı. Savaşın tüm tarihini girmedim ama sadece iki büyük ordunun dövüşmesinden fazlası vardı; kuşatmalar, pusular, kaçış, düello, yağma ve Vadi ile Dorne Hudutları gibi bir dizi uzak yerde savaşlar…
Bir diğer ihtimal olarak Mace’in Aerys’in içten içe kaybetmesini umarken, ikili oynadığı söylenebilir mi? Böylece Ned gelir gelmez sancaklarını indirip, teslim olmuştur.
Ned geldiğinde Aerys ve diğerleri ölmüş, Viserys kaçmıştı; savaşacak kimse yoktu ve savaş her şekilde kaybedilmişti. Modern çağın “toplu savaş” kavramı o dönemler yoktu. Sadakat gibi ordular da kişiseldi. Tyrell’in teslim olması her zamanki gibi bir savaştı. Eğer bir nedenden ötürü Ned’e karşı boş bir savaş vermeyi denerse = daha fırsatçı sancaktarlarını diğer tarafa geçmiş olarak bulabilirdi.
Cat’in Jon’a karşı kötü davranışları hakkında bir soruya cevaben… “Kötü davranış” abartılı bir kelime. Cat, Jon’u kan gelinceye kadar dövdü mü? Hayır. Kendisinden uzaklaştırdı mı? Evet. Sözlü olarak onu suistimal edip, saldırdı mı? Hayır. Bran’ın hasta yatağında olanlar özel bir durumdu ama kendi çocuklarının haklarını konusunda çok koruyucuydu ve kral’ın ziyafetinde meşru doğumlu çocukları ile onun arasında keskin bir çizgi çekti. Jon kesinlikle onu başka yerde görmeyi tercih edeceğini biliyordu (Bu açıklamayı her daim biraz eksik ve yanlış bulmuşumdur çünkü Jon’un duygu ve düşüncelerine baktığımızda tam tersi bir resim çıkıyor; tamam, sürekli bir sözlü saldırı ve dayak gibi şeyler kuşkusuz yok ama basit bir soğuk bakıştan fazlası olduğu aşikar, yoksa en basitinden bu oğlan niye sürekli bu kadından korkup, ağlasın?)
Kanlı Oyuncular, diğer paralı asker birliği kadar eski değil ama çok yeni de değil, isimleri muhtemelen Vargo’dan öncesine dayanıyor. Bir Qohorik şu an onlara liderlik ediyor, sonrasında muhtemelen bir Lys’lı veya Dorne’lu ya da Ibbenli liderlik edebilir.
POVlarını nasıl yazdığı ile ilgili sorusu üzerine… Genelde bir karakteri seçiyorum ve bir duvara toslamadan önce onunle ilgili birkaç pov yazıyorum ve sonra bir başka pov’a geçiyorum ve bu şekilde devam ediyor. En zor POVlar, sanırım büyü elementleri yüzünden de Dany ve Bran ve Bran’ın ayrıca en genç POV olması ve sakat olduğu için kısıtlı olması gibi bir durum da var. Diğer tarafta Tyrion ve Ned’in bölümleri… kendilerini yazıyorlar gibi görünüyor.
Jon’un doğum zamanı ile ilgili bir soru üzerine… Jon ile Dany arasında muhtemelen 8-9 ay gibi bir zaman var… Cat ve Ashara söylentileri üzerine… Söylemeye gerek yok, hepsi zamanla açıklanacak. Ashara Dayne, Kayanyıldız’da yere çakılmadı çünkü bana yazan okuyucular böyleymiş gibi varsayıyor. Dorne’da da atlar var, biliyorsunuz ve tekneler… kendilerine ait olmasa da…Elia’nın Rhaegar ile evlenmesinden sonraki ilk birkaç yıl içinde Prenses’in KL’deki birkaç kadın eşlikçilerinden biriydi. Kalanını kitaplar için saklıyorum.
Greyjoy saldırısı sonrası Tywin, Lannister filosunu yeniden inşa etti. Burada 20 ya da 30 tane gemiden bahsediyoruz. Buna karşın Greyjoy filosuna denk olabilecek yegane deniz filosu Arbor’un kraliyet filosu ve Redwyne filosudur. Greykoy ve Redwyne, Westeros’un geleneksel deniz güçleridir. Lannister gemileri, Demir filonun dar gemilerinden daha heybetli ve büyük; çarklar, karyolar, akrepler gibi şeylerle beraber. Tyreller de Lannisterlarla aşağı yukarı aynı durumdadır ama onlar sancaktarlarına biraz daha bağımlıdır; bilhassa Kalkan Adalarındaki… Hightowerların, ticaret gemilerini korumak için, sadece birkaç savaş gemisi vardır.
Ned’in ordusu ona Dorne’a kadar eşlik etmedi, orada savaş yoktu ama şüphesiz sınırlarda küçük çatışmalar vardı. Lakin Martellerin savaşın dışında kalması tamamen doğru değil, Prens’in ordusunda KM Prens Lewyn komutasında Dornelu askerler vardı. Lakin Dornle’lar prensi olması gerektiği şekilde desteklemediler, bu kısmen Elia yüzünden öfkeli olduklarından kısmen de Doran’ın doğuştan gelen ihtiyatından.
Sevginin bir çok çeşidi var. Robert, kardeşlerini şüphesiz bir şekilde seviyordu ve onlara karşı dürüsttü ama onlardan tamamen hoşlanmıyordu. Stannis ile ilişkileri her zaman dikenliydi. Renly ise ailenin bebeği idi ve saraya gelene kadar Robert ile çok az zaman geçirdi. Robert’ın ona düşkün olabileceğinden şüpheleniyorum ama yakın değillerdi. Stannis, Fırtına Burnu dururken Ejderha Kayasının verilmesinden hiç hoşlanmadı ve bunu hakaret algıladı… ama Robert’ın bu amaçla yaptığı doğru değil. Targlar varislerini her daim Ejderha Kayası prensi olarak atamıştır. Joffrey doğana kadar da Robert, Stannis’i varisi olarak seçmişti. Robert iki kaleyi de kardeşlerine vermek yerine oğullarına verebilirdi ama bunun yerine kardeşlerine verdi ve ellerinde tutmalarına izin verdi, dikkatsiz cömertliğinin bir başka göstergesidir.
Valyria ve kıyameti hakkında ilerleyen ciltlerde daha fazlasını öğreneceksiniz ama illa Kılıçların Fırtınasında olacağını söyleyemem.
Jaime’nin Aerys’i öldürürken ki duyguları konusunda fikirleri var. Bazıları onun acılık hissettiğini düşünüyor, şahsen ben biraz eğlendiğini de düşünüyor.
İki görüş de doğru.
Westeros'da Evlilik ve Nişan Yaşı 6
8 bin yıl önce Ötekiler nasıl yenilgiye uğradı? Sayılarına bakınca yenilmez gibi görünüyorlar? İnsanlar karşı saldırıda bulundu mu?
Binlerce yıl önce olan bir şey, bazı gerçekler sisin arasında kayboldu ve zamanla efsaneye dönüştü. İlerleyen ciltlerde daha fazlasını öğreneceksiniz ama muhtemelen her şeyi değil, hayır.
Yüzsüz İnsanlar, önceden bir tarife listesi asmaz. Onlara ölmesini istediğiniz kişiyi söylersiniz ve onlar da kim olduklarına ve zorluğuna göre durumlara göre fiyat üstüne tartışıp, karara bağlar. Ne kadar zorlu ve üst seviye kişiyse fiyat da o kadar yüksek olacaktır.
Arya’nın yakaladığı siyah kedi, Rhaenys’in kedisi Balerion olabilir mi?
Olabilir.
Westeros’ta erkekler 17 yaşında yetişkin kabul edilir. Yaş kaç olursa olsun yemin edildiğinde (NW veya KM için şeylerde) iş bitmiştir, kaçış yoktur, yaşın gençliği bir kurtulma aracı olmaz. Ayrıca NW, 12 yaş gibi oldukça genç bir kişiye yemin ettirmez.
Sorunun özeti: Hornwood mirası; Lord Hornwood’un kız kardeşi mirası devralacak kişi olarak düşünülmedi ama onun oğlu ve lordun piçi düşünüldü. Elimizde birkaç kadın lord (Mormont, Dustin ve Whent) olduğu düşünülürse bu pek mantıklı gelmiyor. Lord Hornwood ‘un karısı ve gelecek kocası mirası elinde tutacak kişi olarak tasvir edildi. Ayrıca Leydi Whent’in bir Frey ile evlenmiş olmasına rağmen hanesinin son üyesi olması üzerine bir soru soruldu ama GRRM buna cevap vermedi.
Bu soruya kısa cevap; Westeros miras hakkı gerçek orta çağ dönemine göre modellendi. Yani belirsiz, kodlanmamış, farklı yorumlara tabi ve çoğu zaman da çelişkili. Adamın ilk doğan oğlu varis olur, sonra bir sonrakine geçer. Yaşayan bir erkek varken Dorne hariç kızlar, miras konusunda pek göz önüne alınmazlar. Erkek evlatlardan sonra kız evladın mirası alacağı söylenir ama ölü adamın kardeşlerinden biri buna itiraz edebilir. Kız mı erkek mi daha önceliklidir? İki tarafın da bir talebi var.
Ya hiç çocuk yoksa ve geriye sadece torun ve büyük torunlar varsa? Öncelik ve yakınlık daha öncelikli bir prensip midir? Piçlerin hakkı var mı? Meşrulaştırılmış piçler, meşru doğumlu çocuklardan sonra mı yoksa doğum sırasına göre mi sıraya giriyorlar? Dullar ne olacak? Ve ölen kişinin iradesi ne olacak? Bir lord, oğlunu mirastan menedip diğer oğlunu varis yapabilir mi? Yahut bir piçi?
O dönemler de Westeros’ta da keskin, net bir cevabı yok. Olaylara genelde vaka bazında karar verilir, her bir dava bir sonrakine emsal teşkil edebilir ama çoğu zaman emsaller, taleplerle çatışabilir. Orta Çağ’a baktığınızda “çatışan hak talepleri” savaşların nedenin 4’te 3’ünü kapsar. O dönemlerin dünyası yasalarla değil erkeklerle yönetiliyordu. Yasaların belirsizliği lordun bir yerde tercih ettiği bir şey olabilir çünkü bu, onlara güç sağlıyordu. Hornwood davasında kararı sonuçta bir “lord” verecekti ve daha güçlü hak sahipleri karardan memnun değilse, silahlarını çekebilir. Yani kısaca miras meselesi, yasalar kadar politika ile de alakalı bir şekilde karara bağlanıyordu.
Renly, kaygısız ve dikkatsiz bir kişiydi ve geniş genellemerle konuşuyordu (Renly’nin taht talebiyle ilgili konuşmasıyla ilgili). Bağlamdan görebildiğimiz üzere abisinin yasal dayanağını hiçbir şekilde umursamadı, onun ilgilendiği tek şey ordusunun ne kadar büyük olduğuydu.
The Hedge Knight’ta binlerce yıllık yaşta olan kadim ejderhalardan bahsediyor. Targaryenler getirmeden önce Westeros’ta ejderha var mıydı? Yoksa Targlar gelirken ejderha iskeletlerini de mi getirmişti?
Bir zamanlar ejderhalar vardı. (Buz ve Ateşin Şarkısı 'Ejderhalar' 4 )
Kitaplar için sakladığınız bir şey olabileceğini düşündüğüm takip sorusu, Westeros dışındaki Ejderhalara ne oldu? Eğer doğru anladıysam, Simyacılar hiçbir yerde ejderha olmadığını söylüyorlar. Öyle miydi?
Artık var olduğu bilinen ejderhalar yok … ama bu bir ortaçağ dönemi ve dünyanın büyük bölümleri hala terra incognita, bu yüzden gizemli yerlerde çok uzakta her zaman ejderha manzaraları hikayeleri var. Üstatlar bunları kaile almama eğilimindedir.
Ben Tad Williams’ın büyük bir hayranıyım. Tolkien’i yıllarca sevmeme rağmen, modern fanteziyi okumayı bıraktım çünkü çoğu korkunç türev şeylerdi. Sonra Tad’in DRAGONBONE CHAIR’ini denedim ve oturdum ve kendi kendime “Evet! Bu doğru bir yazarın elinde müthiş olabilir!” dedim. Bu ilham olmadan hiçbir zaman BUZ VE ATEŞİN ŞARKISINI yazmazdım. Eğer bulabilirseniz metinlerde bu seriye dair bazı şeyler var. (Azor Ahai Efsanesi 'Sahte Ulak' 1 )
Eğer Dany kısırsa (varisi olmayacağı için) neden Westeros’u işgal etmek istediğine dair bir soruya, cevap vermedi.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.04.22 14:04 adanaguzellik Erkek yüz bakımı Adana güzellik

Erkek Yüz Bakımı
Erkek cilt bakımı, son yıllarda oldukça rastlanan ve normalleşen bir durumdur. İnsanların bilinçlenmesiyle beraber, cilt ve yüz bakımının kadın erkek ayrılmaksızın gerekli olduğu kabul edilmeye başlanmıştır. Erkek cildi de kadın cildi kadar bakıma ve ilgiye ihtiyaç duyar. Kadınlarda durum kozmetik ürünleri kullanımından dolayı bir miktar daha ciddi olsa da, günümüzde hava kirliliğinin cilde etkisi de en az kimyasal kozmetik kadar etkilidir.
Erkek için yüz bakımı nasıl olmalıdır?
Öncelikle temizlik çok önemlidir. Erkek cilt bakım ürünleri, artık her yerde kolayca bulunan ürünlerdir. Yüz nemlendiricileri, maskeler, temizleme jelleri, kısaca kadınlar için üretilen her ürün erkekler için de üretilmekte ve hemen her yerde satılmaktadır. Günlük rutin haline gelmesi gereken uygulamalar, kadın cilt bakımı rutinine benzer olmalıdır. Erkekler için cilt bakımı sabah uyanır uyanmaz başlamalıdır. Gece oluşan yağlanmanın temizlenmesi ve tonikle arındırılması ilk aşamalar olmalıdır. Sonrasında erkekler için yüz kremi ürünleri uygulanmalıdır. Nem, cildin genç kalması ve kırışmaması açısından çok önemlidir.
Özellikle işi gereği dışarda, açık havada çalışan erkeklerin güneş koruyucu kullanmaları, ilerde ciddi rahatsızlıklar yaşamamaları açısından kesinlikle unutulmamalıdır.
Erkek için profesyonel bakım gerekli midir?
Profesyonel cilt bakımı hem erkek hem kadın için mutlaka gereklidir ve belli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Erkek yüz bakım önerileri, cilt tipine göre bir uzman tarafından belirlenmeli ve kişisel olarak bir plan oluşturulup takip edilmelidir.
Sıklıkla tıraş olunması nedeniyle erkeklerin ciltleri deforme olmaya oldukça yatkındır. Bu nedenle ara sıra uygulanacak profesyonel nem ve bakım takviyeleri çok faydalı olacaktır. Tıraş sonrası bakım için geliştirilen erkek yüz maskesi çeşitleri, yoğun bir nem ve mineral takviyesi sağlayarak cilt tahrişini onarmaktadır.
Özellikle göz çevresinin erkeklerde kırışmaya çok eğilimli olması da bu bölgenin ayrıca dikkate alınmasını ve özel maskelerle profesyonel bakım seansları uygulanmasını gerektirmektedir.
Erkek için cilt bakımı, temizlik ve nemlendirme ile sınırlı görülmemelidir. Yüz bölgesinde, özellikle yanaklarda normal dışı tüylenmenin giderilmesi, siyah nokta ve akne temizliği gibi işlemlerin de ihmal edilmemesi gereklidir. Lazer epilasyon uygulamaları birçok güzellik merkezinde erkekler için de hizmet vermekte ve istenmeyen tüy sorununa çözüm sağlamaktadır. https://adanaguzellik.com/adana-cilt-bakimi/ cilt bakımı hakkında daha fazla bilgi.
submitted by adanaguzellik to u/adanaguzellik [link] [comments]


2019.12.23 03:43 Dizi_MEX Shazam izle

Genç, boş zamanlarını her türlü eğlence ve çocukla, zararsız şakalarla geçirmeyi tercih ederek, tüm erkekler gibi yaşadı. Dikkatsiz varlığı, eski, başka bir dünyaya yaklaşmayı öngören güçlü, eski bir büyücüyle olan kaderi tanıştıktan sonra aniden ve tahmin edilemez bir şekilde sona erdi. Alışılmadık bir yaşlı adam çocuğa ilgi gösterdi, kendisinde kendi gücünü ve doğaüstü yeteneklerini paylaşmasına izin veren özel bir şey buldu. Küçük bir halef adayı ile kısa bir konuşma yaptıktan sonra nihayet doğru seçimi yaptı ve büyülü güçleri devretmeye ve ona eşsiz bir hediye vermeye karar verdi. Artık Billy, yaşının herhangi bir ortalama okul çocuğuna benzeyen, mistik, benzersiz yeteneklere sahip tamamen farklı bir insan haline geldi. Shazam 2019'un tam filmini çevrimiçi olarak iyi kalitede ücretsiz olarak kayıt olmadan izleyebilirsiniz.Diğerleri için sıradan bir varlığın görünümünü oluşturmaya devam eder. Tehlike durumunda, belli bir büyüyü yüksek sesle heceleyerek söylerken, kırılgan bir genç güçlü bir süper kahramana dönüşür. Küçük çocuk, mevcut duruma bağlı olarak yapabileceği eski Yunan tanrılarından yeteneklerini aldı. Akıllı öğretmen-büyücüsünden, yeni basılan kahraman kurtarıcı sadece sihirleri değil aynı zamanda birkaç sinsi, uzlaşmaz düşmanı da miras aldı. En güçlüsü ve en tehlikelisi, genç Shazam'a olan gücünden daha düşük olmayan Siyah Adam'dır. Müşterileri aynı zamanda yolda değerli bir rakip durumunda zamanında, güçlü yardım sağlayan eski ilahi yaratıklar. Rakipler sürekli olarak muhalefet ediyor ve rakibin rahatlamasını engelliyor.
https://dizimex.net/shazam-izle-full-izle-hd-izle-720p-izle/
submitted by Dizi_MEX to u/Dizi_MEX [link] [comments]


2019.08.19 14:52 Arnoldcivardagezer00 İnternette yapacak bir şey olmamasından yakınan, yazın canı proboscis maymunu gibi sıkılanlara dev hizmet.

https://unfurlr.com/
gezdiğiniz web sitesinin içinde zararlı link olup olmadığına bakar. bu sayede, siz işlerinizi hallederken, bilgisayara bulaşan onlarca virüsten, daha en başından korunabilirsiniz.
http://kleki.com/
hiçbir uygulamaya ihtiyaç duymadan, web sitesi üzerinden basit “photoshop” yapabileceğiniz bir web sitesi.
https://web-capture.net/
herhangi bir internet sitesindeki uzun sayfaların, tam ekran olarak ekran görüntüsünü almanızı sağlar.
http://geacron.com/home-en/?&sid=geacron657987
sitede, dünya haritası ve sayaç(yıl bazında) var. bu yılı istediğiniz yıla göre ayarlayıp, o seneki dünya haritasına ulaşabiliyorsunuz. haritayı 1453’te istanbul üstüne getirip, 1454 yaparak orgazm olabilirsiniz.
http://www.tony-b.org/
boş vakti olanlar için birebir, kendinizi bir dj gibi hissetmenizi sağlayacak über web sitesi.
http://mp3fiber.com/
youtube’daki videoları 320 kbps kalitesinde mp3’e çevirmenize olanak veren site.
http://myfridgefood.com/
buzdolabınızdaki ürünleri seçiyorsunuz, size o ürünlerle ne yemek yapabileceğinizi ve nasıl yapabileceğinizi söylüyor. öğrenciler, bekar erkekler.. buyurun!
http://livefootballvideo.com/
sıradaki ve son sitemiz, futbol sevdalısı arşivcilere geliyor. herhangi bir futbol takımının oynanmış herhangi bir maçının 90 dakikasını izlemenize ve isterseniz indirmenize olanak veriyor.
https://virtualpiano.net/
piyano çalma, notalara bakarak interstellar falan çalınca içiniz bir hoş oluyor.
http://www.worldbirthsanddeaths.com/
dünya- ülkede seçilen yerlerdeki doğum ve ölüm oranları anlık olarak takip edebiliyoruz.
http://www.gnoosic.com/
ne işe yarar: en sevdiğiniz 3 şarkıcıyı/grubu yazıyorsunuz buna göre yeni bir grup/şarkıcı tavsiyesi alıyorsunuz. verdiğiniz cevaba göre yeni tavsiyeler geliyor.
https://downloads.khinsider.com/
ne işe yarar: oyun müziklerini indirebileceğiniz bir site.
http://sinematek.tv/
sinema üzerine ne ararsanız bulabileceğiniz bir site.
http://showmystreet.com/
siz adres yazarken karşınızda direkt haritasını bulabileceğiniz bir site.
https://www.collectorsweekly.com/
antika ve vintage meraklılarının ilgisini çekebilecek bir site.
http://www.playlistbuddy.com/
spotify listelerinizi youtube listesine dönüştüren bir site.
https://bumerangla.com/tr
kamera, spor aleti, bisiklet gibi ürünleri günlük olarak kiralayıp, kiraya verebileceğiniz platform.
http://demos.algorithmia.com/colorize-photos/
siyah beyaz fotoğraflarınızı yapay zeka kullanarak elinden geldiğince renklendiren bir site.
http://www.movie-locations.com/
filmlerde geçen sahnelerin, mekanların aslında hangi kentte, adreste olduğunu, mekanlar hakkında detaylı bilgileri öğrenebiliyorsunuz. kimbilir belki bir gün de gider gezersiniz.
http://fusionanomaly.net/nodes.html
İlluminati, Nano-teknoloji, tuhaf deneyler, uyuşturucular ve piramitler hakkında bilgi ve içerikler yer alan bu İnternet sitesinde ''nodes'' adı verilen yüzlerce kategori yer almaktadır. İşin ilginç yanı ise sadece bir kişinin hazırlaması imkansız olan sayısız içerik, içinden çıkılamayan sanal bir bilgi labirenti haline gelmiştir.
Her gün farklı bir Dünya dışı fotoğraf yayınlayan web sitesi: http://apod.nasa.gov/apod/astropix.html
Ücretsiz olarak yeni bir dil öğrenebileceğiniz site: https://www.duolingo.com/
İyi fikirler ve tartışmalar içeren web sitesi (İngilizce): http://hubski.com/
Mini testler içeren web sitesi (İngilizce): http://lizardpoint.com/
Müzik teorisi öğrenebileceğiniz site (İngilizce) http://www.musictheory.net/
Merak ettiklerinizle ilgili bilgi alabileceğiniz bir arama motoru (İngilizce) http://www.wolframalpha.com/
Kaçta kalmak istediğinizi söyleyince uyku saati öneren web sitesi: http://www.sleepyti.me/
Ücretsiz kodlama dersleri veren web sitesi (İngilizce): https://www.codecademy.com/
submitted by Arnoldcivardagezer00 to KGBTR [link] [comments]


2019.03.25 10:52 yesilseo Çamaşırcımshop kalitesi ile iç çamaşırı modelleri

Sağlıklı ve Şık Model Kadın Eşofman Takımlar
Aradığınız kaliteli ve ucuz Kadın Eşofman Takım ları sizlerle buluşuyor. Yeniliği, özgünlüğü ve farklı tarzları sevenleri bir araya getiren camasircimshop.com hizmetinizde. Birbirinden kaliteli, kullanışlı, esnek Kadın Eşofman Takım ları ile kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Onlarca ünlü markalardan oluşan Kadın Eşofman Takım larımız sitemizde mevcut. Ürünlerimiz yenilikçi, tarzına düşkün kadınların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sizler de bu rahatlığa, kaliteye ve ucuzluğa sahip olabilirsiniz. Ücretsiz kargo fırsatını kaçırmayın. Ayrıca beğenmediğiniz ya da bedeninize uymayan ürünleri 15 gün içerisinde iade edebilirsiniz. 7 gün 24 saat hizmetinizde olan müşteri hizmetlerimizle irtibata geçebilir, ihtiyacınız olan yardımı alabilirsiniz. Rahat bir yaşamın vazgeçilmezleri arasında olan eşofman takımları ile şıklığınızı konuşturacaksınız.
Eğer rahatlık sizin için de önemliyse sizleri de eşofman takımları dünyasına bekliyoruz. Doğa yürüyüşlerinde sıklıkla tercih edeceğiniz kaliteli eşofman takımlarıyla yürüyüşleriniz zevkli hale gelsin. Dar, kullanışsız, pamuksuz yapısı olan eşofman takımları sizi rahat ettirmeyecek ve yürüyüşlerinizi çekilmez hale sokacaktır. İşte bu sebepten dolayı pamuklu ürünlerimizi tercih etmelisiniz. %100 pamuklu ve kaliteli ürünlerimizi sitemizde bulabilirsiniz. Dünyaca ünlü markaları bir arada görebileceğiniz sitemizde tarzınıza ve zevkinize uygun bir eşofman takımı bulacaksınız. Sizler de hem şık hem de rahatlığı seviyorsanız bu eşofman takımları tam size göre. Dilerseniz takım halinde sipariş verebilir, dilerseniz de alt ve üst olarak ayrı ayrı alabilirsiniz. Rahatlığın adresi camasircimshop.com sizlere hizmet vermekten gurur duyar.
https://www.camasircimshop.com/esofman-takim-60

ÇamaşırcımShop Kalitesiyle Babydoll Jartiyer ve Çoraplar

Özel günlerde çokça tercih edilen Babydoll aslında bir gecelik türüdür. Diğer geceliklerden ayıran en önemli özelliği geceliğin göğüs altında boğumlanıp, alt kısımlara doğru bollaşmasıdır. En güzel babydoll modellerini camasircimshop.com adresinden sipariş verebilirsiniz. Babydoll modellerinde en çok saten kumaş tercih edilir. Kırmızı ve siyah renkler şıklık ve seksiliği ortaya çıkarır. Ayrıca dantel ve penye modelleri de mevcuttur. Göğüs bölgesi dolgulu modeller de mevcut. Jartiyer giyinmenin amacı giyilen çorabın bacaktan kaymamasıdır ve bugünlerde gece kıyafetlerinin bir parçası haline gelmiştir. Önde ve arkada bulunan 2 tane stripe vardır bu stripeler ince çorap ile çamaşır arasında bağ oluşturur. Daha seksi görünmek isteyen kadınların tercih sebebidir. Farklı model ve renkte jartiyer siparişi vermek için sitemizi ziyaret edin.
Ürünlerimiz arasında kadın çorap oldukça fazla model ve çeşide sahiptir. Soket çorap, tül çorap, külotlu çorap, penye çorap, babet çorabı gibi birçok türü bulabilirsinz. Ayağınızı en iyi şekilde sarıp sarmalayan dayanıklı çoraplara sahip olmak için sitemizi ziyaret edin. Tül çorapların da burunlu ve burunsuz modeller bulunmakta. Dayanıklı çorapları ucuza almak için kampanyalarımızı yakından takip etmelisiniz. Kaliteli markaların Babydoll Jartiyer ve Çorap ürünleri sitemizde satışa sunulmuş olup kısa sürede ürünlerimize sahip olabilir, beğenmediğiniz ürünü iade edip paranızı geri alabilirsiniz. Kaliteli ve farklı renklerde ürünlere sahip olmak için sitemize mutlaka göz gezdirin.
https://www.camasircimshop.com/babydoll-jartiyer-ve-corap-42

Erkekler İçin Termal İç Giyim Ürünleri

Havaların soğumasıyla birlikte iç ve dış ortamda kullanılan giyim ürünlerinde de değişikliğe gidilmektedir. Birçok tekstil firması her yıl sonbahar-kış sezonuna uygun tasarımları yeni kreasyonlarına taşımaktadır. İç giyim sektöründe farklı bir yere sahip olan camasircimshop.com markası olarak bizlerde erkeklerin soğuk havalarda ihtiyacı olan ürünleri termal giyim ürün grubuna dahil ettik. Erkek termal giyim ürünleri adı altında satışa sunulan alt ve üst grup ürünleri son derece başarılı bir şekilde tasarlanmış olup kaliteli ve güvenilir kumaşlardan üretilmiştir. Alt grup ürünü olarak termal tayt, üst grup için bisiklet yaka termal uzun kol ve kısa kol içlikle birlikte v yaka termal uzun kol ve kısa kol içlik ürünlerinin satışı gerçekleştirilmektedir. Her ürün grubu müşterilerimizin tercihleri ön planda tutularak farklı renk ve desenlerde üretilmiştir. Sizlerde soğuk havalardan etkilenmek istemiyorsanız kaliteli ve güvenilir kumaşlardan üretilen bu ürünleri tercih edebilirsiniz. Haftanın her günü 7/24 hizmet veren platformlarımız üzerinden vereceğiniz siparişler sayesinde ürünleri kapınıza kadar getirilmesini sağlayabilirsiniz. Termal ürün grupları insan vücuduyla doğrudan temas halinde olduğundan dolayı birçok kişi tarafından yakıyor, kaşındırıyor ve rahatsız ediyor tepkisiyle istenilmeyebiliyor. Bu tepkilerin farkında olan firmamız satışa sunmuş olduğu ürünlerin tamamında bu etkiyi oluşturabilecek olumsuzlukları ortadan kaldırmıştır. Gerek ürün kalitesi gerekse de satış politikasındaki esneklikler sayesinde iç giyimin son yıllarda en çok tercih edilen firmaları arasında olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.
https://www.camasircimshop.com/termal-61
submitted by yesilseo to u/yesilseo [link] [comments]


2019.02.27 12:54 nazende Para Karşılığı Yaşanabilecek En Güzel Seks Bakırköy Escort ile Mükemmel

Değme güzellere taş çıkartan güzelliğimin dışında daha önemli belirgin özelliğim göğüslerimdir. Buğday tenli büyük göğüs ve kalçaları olan ateşli ve azgın bir bayanım. Bakırköy escort olarak sağlık şartlarına uymak için kondomsuz birlikte olmuyor anal cinsellik hizmeti vermiyorum. Fiyatı karşılında gizli kalma benim için önemli tenha bir yerde beraber olmak isterseniz dairemin kapıları sana sonuna kadar açıktır. Birkaç yıldır erkeleri ile birlikte olarak seksüel ihtiyaçlarımı gerçek gençler ile gerçek penisler yardımıyla karşılıyorum. Cinsellik yaparken erkeğime yapacağım minik sürprizler ve cinsellik oyunları ile daha da tahrik oluş biçimde sevişmesini ve seksüel manada vücutlarının geçireceği değişimler ile şaşırtacağımı bilin. Hayatı her daim kaliteli yaşamaya çalıştım. Ben kumral yeşil gözlü, görenlerin dönüp bir daha bakmaktan kendilerini alamadığı güzellikte fiziki özelliklere sahip seksi bir kadınım. Partner web sayfasın da bulunan resimler bana ait ve kendi dairemde çekilmiştir. Daha hoş cinsellik deneyimlerini ve kaçamak akşamları yaşamak için Partner ile irtibata giriyorum. Bakımlı temizliğe önem veren gizlilik konusunda çekingenlikleri olan erkekler için her türlü garantiyi verebilirim. Kumral ela gözlüyüm kalçalarım ve göğüslülerim genç bir kızdan daha hoş olduğunu söylesem yalan söylemiş sayılmam. Anal cinsellik hizmeti de veririm. Senin için bütün arzularıyla bekliyorum uzun siyah saçlarım derin bakan siyah gözlerim ve pürüzsün beyaz tenimle balkanlardan gelen soğuk hava değil güneyden gelen bir sıcak hava dalgası gibi bedenini sarıp sarmalayacak sana daha sıcak dakikaları yaşatacağım.
submitted by nazende to u/nazende [link] [comments]


2019.02.27 11:10 nazende Dar Deliğine Sert Penis Seven İkitelli Escort Damla

Selam bebeğim ben çılgın ve her vakit heyecan yaşamasını seven istekli ve sevişmeye her daim hazır bir ikiteli escort DAMLA. Esmer bomba gibi bir hatunum. Beni becermek istediğiniz yeri siz seçin ben gelip senin bütün ihtiyaçlarınızı karşılayıp sana ihtirasla becerebileceğiniz bir bayan sunayım. Kaideler ile dolu cinsel ilişkilerden sıkılan evli erkekler, istediği seksüel çılgınlıkları yapamamaktan şikâyetçi erkekler, değişik fantezileri olup da yapacak doğru dürüst bir bayan bulamayıp hayıflananlar, artık düşünmekten hayıflanmaktan vazgeçin. Keyif verici maddelerin kullanıldığı cinsellik partilerinde de bulundum fakat o iş bana ters geliyor. Lezbiyen cinsellik ile birleştirip karısıyla beraber kaçamak yapmak fark fantezi peşinde olan evli çiftleri bilhassa çağrı ediyorum. Erişmeyi ister fakat erişilmesinin olanaksız olduğunu düşünür. Aşkım seni yormam ve beni bir kuş gibi kaldırıp kollarına alacak o sert yanan penisini cinsel uzvuma veyahut anal olarak içime yerleştirecek ve belki de önceden yaşamadığın bir tecrübe yaşayacaksın. Saatlik olarak çalışmıyorum. Öyle anında yatağa atıp bacaklarımın arasında geçip cinsel uzvunu içime yerleştiremezsin. Partner bıraktığım resimlerimden ve numaramdan aklınıza yatan bir bayan olduğumu düşündüğünüz vakit bir alo demenizle anında bir buluşma ayarlayabilir ve sevişmeye doyabiliriz. Siyah saçlı siyah gözlü dolgun ve düzgün fizik hatlarına sahip, lezbiyen hizmetinde uzman bir bayandır. Kendi dairemde vereceğim özel hizmetlerden senin de istifade etmek gibi bir isteğini yerine getirmekten sevinç duyarım.
submitted by nazende to u/nazende [link] [comments]


2019.01.05 11:27 hackerwizerdboi Slia - Askeri duzen

Slia , Drev ' in yikilmasiyla beraber yeni bir askeri duzene basladi. Oncelikle Drev'in askeri formasyonundan bahsedelim ; Drev zamani ve ondan oncesi icin , askerlik her vatandasin yaptigi zorunlu bir isti , erkekler yeterli olgunluga ulastiginda , orduya alinir , ufak bir egitim verilir ardindan savasa hazir hale gelirdi. Yeni alinan askerlere , cubuk denirdi , deneyimli askerler , sovalyeler ve ust kademe kaptanlar tarafindan kullanilmak uzere orduda bulunurlardi . Cubuk sayisina gore deneyimli asker denen , uzun sure cubuk olarak bulunmus askerler secilirdi ve bu askerler cubuklari yonetirdi. Ardindan sovalyeler , hayatini bu ise adamis , soylular tarafindan yetistirilen askerler gelirdi. Bu askerler savas icin ozel egitilmis , oldukca agir zirhlar giyen ozel birliklerdi. En belirgin ozellikleri ise herbirinde bulunan kalkan'in uzerindeki kilic sapi ve tilki semboluydu . Kalkanlari gece kadar siyah , ustundeki tilki mavi ve kiliclari beyazdi. Bu sembol butun ulkede sovalyelerin sembolu olmustu. Ancak yetistirilmelerinin zorlugu ve maliyeti yuzunden az sayidalardi. Bunun yaninda ozel secilen sovalyeler sovalye kaptani oluyordu. Kaptanlar kalkanlarinin uzerinde kirik bir kilic ve tilki sembolu tasirdi. Ulkenin en deneyimli dovus birlikleri sovalye kaptanlariydi. Koyler tamamen cubuklar tarafindan savunulur , Kasabalar cubuklar , deneyimli askerler ve (uygun oldugu kadar) sovalye ile savunulur , sehirlerde ise kalan butun birlikler yer alirdi. Butun mali , siyasi islere ise Koruyucular denen ozel birlikler bakardi , koruyucular ayni zamanda bi sovalyeyle basa bas sekilde dovusebilirdi. Ulkenin haberlesme - taktik ve bilgi aginida koruyucular sehirler arasinda gezerek saglardi. Koruyucular , cocukluktan ozel olarak secilir , ailesini hic gormeden egitime alinirdi.
Savas , slia'lilar icin cubuk kirma olarak adlandirilirdi. Cubuklar , sovalyeleri ve deneyimli askerleri korumak icin varlardi.
Ancak hxio basa geldiginde , tamda bu nedenden dolayi , duzeni degistirdi.
Artik ordu , sovalyeler ve sovalye kaptanlarindan olusacakti , ayni sekilde koruyucular tamamen kalkacak , koruyucularin gorevlerini tamamen sovalye kaptanlari ustlenecekti. Bunun icin ilk basta koruyucular sovalyelere donusturuldu. Ve kaptanlarin sayisi arttilirdi. Boylece yeni sisteme gore , her kaptan belirli.bir sayida sovalyeden sorumlu olacakti . Bu sovalyeler ise daha kucuk alanlardan. Oncelikle kasabalar sovalyere dagitildi. Ardindan butun kasabalar sovalye kaptanlarina dagitildi ve her kasabanin sorumlu oldugu koyler belirlendi. Bunun ardindan ise , yeni bir birlik olan Fielye denilen bu birlikler , sovalye kaptanlarinin bir gelismisiydi , kalkanlarinin ustunde bir adet kilic bulunurdu. Fielyeler sehirlerden sorumlu birliklerdi ve taktik-insan yonetimi konusunda ozel yetistirilmislerdi. Sehirlerde fielyeler arasinda dagitildi ve boylece ulkenin askeri-siyasi agi olusmus oldu. Her koy , kasaba ve sehir belirli grup tarafindan yonetiliyordu , her grup bir ustundekine rapor veriyor butun raporlar ise kralda toplaniyordu. Her grubun sorumlusu olan bir kisi , tilki diye adlandirilir , kalkaninda sadece mavi bir tilki bulunur ve raporlari vermekten o sorumludur. Sehirler arasinda surekli gezdigi icin halk arasinda gezgin diyede adlandirilirlardi.
Ulkenim her yerinde , sovalyeler kendi birliklerini(sehirler icin savunma cizgilerini) olustururlardi. Ancak egitimler oldukca sıkı ve bu egitimlerden cikan insan sayisi oldukca azdi. Bu yeni "cubuk" birimlerine ise artik Trea deniyordu. Trealar , savastan bagimsiz , yasadiklari yeri savunmak ve yerel adalet birligiydiler.
submitted by hackerwizerdboi to Rhyondar [link] [comments]


2018.09.06 12:20 kombincity Simple Outfits For Men(Basit Kombin Önerileri)

Simple Outfits For Men(Basit Kombin Önerileri)
Günlük hayatınızda güzel görünmenize yardımcı olacak basit kıyafet önerileri mi arıyorsun?
İşte tam da aradığınız yerdesiniz. Dikkatleri üzerinize çekeceğiniz basit ama bir o kadar da etkili 5 basit kıyafet fikirleriyle sizlerin şıklığına sadelik ve güzellik katacağız.

https://preview.redd.it/eg6ikp2fglk11.jpg?width=564&format=pjpg&auto=webp&s=301b9fdcd376df4529d82f2bd178b6b1419995e9
Bunun için ihtiyacınız olan tek şey güzel parçalarla dolu bir kıyafet dolabı.
Artık hazırsanız basit ama akıllı bir şekilde kombinlenmiş kıyafetlerimize geçebiliriz.

Erkekler için Basit Kıyafet Önerileri

1

Malum önümüz kış sade ve basit giyinmeyi sevenler için güzel bir kombin önerisi.

https://preview.redd.it/zvcrahekglk11.jpg?width=500&format=pjpg&auto=webp&s=6de9052d89666f8eac17b09c76e3b9d3c2c02f8b

2

Siyah giyinmeyi sevenler için mükemmel bir kombin önerisi
https://preview.redd.it/3yhzpnrlglk11.jpg?width=564&format=pjpg&auto=webp&s=eae3de59f5000064bfaad31c49799b89fa78631f

3

Gündelik ve ofis stili için çok güzel bir örnek olabilecek kombin fikri.

https://preview.redd.it/pgjbxivmglk11.jpg?width=736&format=pjpg&auto=webp&s=cc39b665f9b78a546b4e100c3d43d6c5d73ec1f6

4

Günlük giyiminizde sizi şık gösterecek ve sizi o klasik stiliniz'den dışarı çıkarmayacak bir kombin fikri.

https://preview.redd.it/3vsuv75qglk11.jpg?width=540&format=pjpg&auto=webp&s=e6ef26a5e231dfbedcd1feda869fe44ad43f5c1d

5

Sadelik ve şıklık isteyenler için güzel bir kombin fikri paça katlamak sizin tercihinizdir iki türlüde çok yakışacağını düşündüğüm bir kombin.


https://preview.redd.it/v46vljlrglk11.jpg?width=564&format=pjpg&auto=webp&s=828ef0064d9eb26505561780ffa7f2ebf9dfec7d

submitted by kombincity to u/kombincity [link] [comments]


2018.08.10 14:24 kombincity Erkekler İçin 5 Siyah Kot Ceket Kombin Fikirleri(

Bugün sizler için şıklığınıza şıklık katacak özellikle sonbahar döneminde çok işinize yarayacak mükemmel 5 siyah kot ceket kombinleri hazırladık.
Eğer aklınızda neden mavi kot ceket değilde siyah diye bir soru varsa siyah kot ceketin maviye kıyasla daha zahmetsiz, tabi bu demek değil ki sizler için mavi kot ceket kombin fikirleri vermeyeceğiz en kısa zamanda mavi kot ceket fikirleriyle de sizlerle olacağız.
İsterseniz sizler için seçtiğimiz kombin fikirlerine hemen geçelim.

Bu yazımızda önerdiğimiz kombinlerin listesi;

1. Siyah Kot + Siyah Kot Ceket + Beyaz Basic Tişört + Spor Ayakkabı

2. Siyah Kot Ceket + Yeşil Basic Tişört + Açık Mavi Kot + Siyah Spor Ayakkabı

3. Koyu Mavi Jeans + Açık Mavi Basic Tişört + Siyah Kot Ceket + Bot

4. Baskılı T-Shirt + Mavi Yırtık Kot + Siyah Kot Ceket + Siyah Spor Ayakkabı

5. Siyah Kot + Bordo Gömlek + Siyah Kot Ceket

2018 Erkek Siyah Kot Ceket Kombinleri

1. Siyah Kot + Siyah Denim Ceket + Beyaz Basic Tişört + Spor Ayakkabı

📷

2. Siyah Denim Ceket + Yeşil Basic Tişört + Açık Mavi Kot + Siyah Spor Ayakkabı

📷

3. Koyu Mavi Jeans + Açık Mavi Basic Tişört + Siyah Denim Ceket + Bot

📷

4. Baskılı T-Shirt + Mavi Yırtık Kot + Siyah Denim Ceket + Siyah Spor Ayakkabı

📷

5. Siyah Kot + Bordo Gömlek + Siyah Denim Ceket

📷
http://kombincity.blogspot.com
submitted by kombincity to u/kombincity [link] [comments]


2017.11.17 21:42 ersagburada Çörekotu yağı kremi alirken dikkat!

Piyasada birçok çörek otu kremi markası bulunmaktadır bunlardan Sağlık Bakanlığı onaylı olanları tercih etmenizi tavsiye ederiz..! !!ÇÖREKOTU YAĞI KREMİ ●●●●●●Ersağ Çörek Otu Yağlı Cilt Bakım Kremi, içeriğinde yeralan yüksek oranda vitamin ve mineraller ile cildinize ihtiyacı olan bakımı sağlar, inflamasyonu gidermeye destek olur, ekstra yumuşaklık, nem ve elastikiyet kazandırır. Daha düzgün ve genç bir görünüm elde edilmesini destekler. Düzenli kullanımda, gözeneklerin açılmasına ve siyah noktaların giderilmesine yardımcı olur.Hiçbir yan etkisi olmayan çörek otu cilt için rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yaşlanmayı geciktirici etkisi vardır ve yara izlerini bir miktar yok eder. Ciltteki kızarıklıklara iyi gelir ve özellikle erkekler sakal traşı sonrası kullanabilirler.faydaları arasında cilt lekelerine; çil, leke, akne, siyah nokta ve kırışıklıklara iyi gelir. Sivilceye doğal çözüm olarak çörek otu kremi tavsiye edilir.
Kullanımı: Temizlenip tonik uygulanmış yüze ve vücudun ihtiyaç duyulan bölgelerine dairesel hareketlerle hafifçe masaj yaparak uygulanır. ÇÖREK OTU YAĞININ CİLDE FAYDALARI NELERDİR? ●●●●●●●●●●● Cilde biriken ölü derinin atılmasını ve cilt hücrelerinin yenilenrmesine engel olur. Cilt üzerinde olumlu etkiler sağlayarak cilt lekelerinden çarçabuk kurtulmanıza yardımcı olur. ➡Sivilceleri söndürür. ➡Cilt lekelerinin rengini açar. ➡Farklı cilt tonlarını eşitler. ➡Saç dökülmelerini önler. ➡Saçları uzatır. ➡Deri hastalıklarında iyileşme sağlar. ➡Kuru ciltler için etkili bir nemlendiricidir. ➡Bakteri önleyicidir. ➡Antiseptiktir. ➡Kanser oluşumunu engeller, var olan kanserin ilerlemesini engeller. ■Cildi güzelleştirir. Eski zamanlarda ünlü Mısır kraliçesi Kleopatra’nın güzelliğinin çörek otu yağından geldiğine inanılırmış. ■Bu yüzden yağı ve tohumları kullanılmış ■Cildin kurumasını, kuruyarak çatlamasını engeller. ■Cildi onarır. Bir deri hastalığı olan sedef hastalığının iyileşmesine yardım eder. ■Sedef hastalığının yanı sıra egzama gibi cilt hastalıkları için de kullanılabilir. ■Ayaklarda kaşıntı yapan tırnak mantarı ve deri mantarı ile mücadelede de etkilidir. ■Akneleri iyileştirici özelliği vardır.
submitted by ersagburada to organikurunalisverisi [link] [comments]


2015.02.22 17:52 biseksuel Erzurum’da Eşcinsel olmak!

Bir arkadaşımdan, “Erzurum’da eşcinsel kafe açılmış” haberini aldıktan sonra şaşkınlıkla karışık bir sürü soru sormaya başladım. Başka bir şehirde olsa böyle şaşırmaz, üzerinde durmazdım bile. Ama burası muhafakarlığıyla bilinen sağ görüşlü bir şehir. Ülkenin diğer yerlerinden gelen heteroseksüel öğrencilerin birçoğu bile buraya uyum sağlamakta zorlanırken eşcinsellerin varoluşlarını kabulendirmeleri, bunu göstermeleri bile sıkıntı yaratabilecek bir durum. Hal böyleyken “kendileri” için kafe açmaları hem şaşılacak hem de cesur sayılacak bir hareket. Araştıdıkça bu kafenin aslında göz önünde olan bir semtte ama iyi gizlenmiş bir yerde olduğunu öğreniyorum. Buranın homofobik heteroseksüeller tarafından duyulması, bilinmesi fikri biraz ürkütüyor onları. Konuyu deştikçe burada bir eşcinsel parti bile verdiklerini duyuyorum. Partiyi düzenleyen eşcinsel Nazlı ile böyle tanışıyoruz. Röpörtaj teklifimi bir “güven buluşması”ndan sonra kabul ediyor. Yüzünün ve adının gizli kalması konusunda çok hassas.
“Eşcinselliğimden utanmıyorum, çekinmiyorum. Bunu Erzurum’da kaldığım süre boyunca hiç gizlemedim. Her türlü dışlanmaya, horg görülmeye, hakarete ve şiddete rağmen kendimi saklama ihtiyacı duymadım. Burası eşcinseller için zor bir şehir. Erzurum’da eşcinsel olup bunu gizlememek rüzgara rüzgara karşı yürümek gibi bir şey. Ama diğerleri gibi bir maske takıp erkekmiş gibi davranmadım. Çünkü hissetiğin bisindir,bunu değiştiremezsin. Ben eşcinsel bir crossdresser olarak para kazanıyorum.Yüzümün,adımın,adresimin gizli kalması benim için bu yüzden önemli. Korku değil bu, sadece tedbir!” diyor bana ve ben de bunu kabul edip, hikayesini dinlemeye başlıyorum. Nazlı, eşcinsel bir crossdresser. Fotoğraflarda gördüğüm siyah peruklu, topuklu ayakkabı giymiş, üzerinde seksi kıyafetleriyle poz veren bu crossdresseri erkek.. Haliyle, “Acaba,”tanıyabilecek miyim?” diye düşünüyorum buluşmaya giderken. Her geç kaldığı dakikada merakım daha da artıyor. 1 saatlik meraklı bekleyişimin ardından “merhaba” diye narin ellerini uzatıyor bana. Tanımaktan çok da güçlük çok da farklı değil. Hal ve tavır olarak tam benimkinden daha kadınsı. Konuşma sırasında kısacık saçlarını zarif el hareketleriyle düzeltiyor sürekli. Her seferinde korkusuz olduğundan bahsediyor. Bu durumunun çok da anormal olmadığını, büyütecek bir şeyin olmadığını söylüyor. Muhafazakar bir şehirde olmasına rağmen oldukça cesur. Bana yaşadığı ilişkilerden bahsediyor. Hayatının adamından, sonunun nasıl hüsranla bittiğinden, erkeklere artık güvenemediğinden…Uzun sayılabilecek bir erkek dedikodusundan sonra röpörtaja geçiyoruz
Crossdressliği anlatır mısın, bilmeyenler için?
“Crossdress” kadın kıyafetleri, iç çamaşırları, ayakkabıları giymekten hoşlanan erkekler için kullanılan bir tabir. Bu aslında kadınlar için de geçerli. Erkek gibi giyinen, erkek gibi davranan ve bundan mutluluk duyan kadınlar için de kullanılır ama erkek örnekleri çok fazla olduğu için kadın kiyafeti giyen erkeklerle biraz özdeşleşmiş durum şu anda.
Ne Zaman kadın kıyafetleri giymeye başladın? 13-14 yaşlarımda başladım diye hatırlıyorum. Ablamın kıyafetlerini gizli gizli giyerdim.
Sen bir eşcinsel cd’sin. Kadın dürtüsünü ilk ne zaman hissetin peki?
Bu zaten doğuştan gelen bir his. Sen nasıl bir kadın doğdun, kendini doğuştan böyle hissediyorsun, ben de kendimi hep kadın hissetim. Ama 11 yaşımda tamam dedim. Ben bir eşcinselim. Bunu zaten hep hissediyordum ama ilk o zaman bunu kendime itiraf etmiş ve bullanmıştım.
Ailenin tepkisi nasıl oldu peki?
İlk önce şok oldular. Çünkü ben o zamanlar gizleyebiliyordum bunu. Daha sonra benim için sancılı dönemler başladı. Ailem kabullenemedi.Değişeceksin, “normale” döneceksin diye baskılar arttı. Psikologa gönderildim. Bu bir hastalık, tedavi olmalısın dediler. Bunun değişmeyeceğinden adım gibi emindim ama karşı çıkmadım, gittim. Doktorla epey kunuştum. Seansları kaçırmadım. Doktor da aileme bu durumun hastalık olmadığını, doğuştan geln bir kadın olma hissi olduğunu ve bunun değiştirilmeyeceğini söyledi.
Sonra?
Sonrasında son çare olarak beni evlendirmeye karar verdiler. Belki o zaman “düzelirim” diye ama anlamadıkları şey ben zaten normaldim. Bu olabilecek bir şey. Sadece farklı bir bedende doğdum, hepsi bu. Ben gene değişmeyeceğimden adım gibi emin olmama rağmen onların dediğini yaptım, evlendim. Yaklaşık 1 yıl sürdü. Eşimle bir evin içinde iki yakın kız arkadaş gibiydik. Ona eşcinsel olduğumu söyledim. Terk etmedi beni çünkü kendince sebepleri vardı, kaldı benimle. Bunu kabulendi ve iki arkadaş gibi yaşadık, o bir yıl içerisinde. Sonrasında zaten bitirme kararı aldık. Ne zamana kadar sürecekti ki bu durum zaten.
Ailenin baskıları devam etti mi peki?
Doktora gittim, evlendim. Durum değişmedi. Onlar da anladılar artık değişmeyeceğimi. Ben buyum, böyleyim. Bu halimle mutluyum. Sonra kabullendiler beni. Baskıları da tüm bunlardan sonra son buldu.
Tamamıyla kadın gibi hisedip, erkek bedeninde yaşamak zor değil mi senin için? Cinsiyet değiştirmeyi düşündün mü?
Bu tabii ki zor. Ben bir kadın gibi hisediyorsam öyle de görünmeliyim. Etek giymeli, saçımı uzatmalı, makyaj yapmalı ve topuklu ayakkabı giymeliyim. Seviyorum böyle olmayı. Ama yanlış bir bedende doğdum. Bir karışıklık oldu sanırım (gülüyor). Ve tabii ki ileride cinsiyet değiştirmeyi düşünüyorum. Zaten hormon tedavisi görüyorum şuan. Okulumun bitmesini bekliyorum,cinsiyet değiştirmek için.
Crossdreser olmaya nasıl karar verdin?
Tüm bunlardan sonra İstanbul’a gittim. 19 yaşındaydım. Orada benim gibi arkadaşlarım oldu, crossdreserdi çoğu… Ben de o zaman karar verdim. ve cd oldum. 3 senedir devam ediyorum. Ama ailemin haberi yok tabi bundan.
Memnun musun peki?
İş başvurularında bulunuyorum sürekli ama eşcinsel olduğum için kimse beni işe almak istemiyor. Crossdresserliğa devam ediyorum bu nedenle. Hem memnunum bu durumdan, hem hissetiğim gibi kadın oluyorum, hem de para kazanıyorum. Gayet hoş bir durum bence şikayetçi değilim
Sonrasında Erzurum’a geldin. Muhafazakarlığıyla bilinen bir şehir… Bu seni tedirgin etmedi mi?
Etmez olur mu? Etti tabi. Ne yaparım orada, nasıl yaşarım diye birçok kez düşündüm. Hem eşcinselim hem de crossdreser… Çalışabilir miyim diye birçok kez düşündüm. Bu düşüncelerle de geldim sonuçta buraya.
Nasıl problemlerle karşılaştın?
Öncelikle insanların garip bakışlarına maruz kaldım. Çok fazla sözlü tacize uğradım. ve hala da uğruyorum. Fiziksel şiddete de uğradım. Arkadaşımla yürüyüşe çıktığımız bir akşam saldırıya uğradık, sırf eşcinseliz diye. Karakolluk olduk. Şikayetçi oldum ama sonra başım ağrımasın diye şikayetimi geri aldım.
Bırakıp gitmeyi düşünmedin mi?
Düşündüm. Gitmek istediğim zamanlar çok oldu. Ama burada, okuyorum sonuçta. Alışmaya çalıştım. Duymamazlıktan geliyorum artık. Eskisi gibi bu durumu çok problem de etmiyorum. Korkmuyorum artık. Çünkü ben buyum, böyleyim. Kendimi gizlemiyorum da. Her şey ortada, ben bir eşcinselim. Bunun nesini saklayacağım. Allah’ın bildiğini kuldan saklamak saçmalık.
Bana, sataşanlara cazgır yüzümü gösterince geri çekiliyorlar. Hem bu niye bu kadar abartılacak bir hal alıyor anlamıyorum. Bu normal bir şey. Bunun problem edilmesi çok saçma. Erzurum’da er ya da geç ben ve benim gibileri kabul edecek, etmek zorunda. Her şey değişiyor, Erzurum’da değişip normalleşmeli kanımca.
Müşterilerinin içerisinde Erzurumlular var mı?
Var tabi canım. Ohooo.. Ben ve benim gibilerin ayıplayanlar, asarız keseriz diye ortalıkta “erkeklik” yapanlar akşam bana geliyor. İçlerinde gizli eşcinsel olanlar da var, biseksüel (her iki cinse ilgi duyan kimse) olanlar da… Ve hepsi bekar da değil üstelik. Evli ve çocuklu olanlar da geliyor.
Müşterilerinin bir steretopisi var mı?
Ya öyle belli bir kesim yok aslında. Öğrenci var, çalışan var, evli-bekar olanlar var. Genç-yaşlı, olgun olanlar da var. Çok değişiyor o ya… Ama yüzde 50 buranın yabancıları yani öğrenci kesimi diğer yüzde 50 ise buralı olanlardan oluşuyor.
Korkmuyor musun peki? Evine yabancı birini alıyorsun tanımadan, bilmeden… Tedirgin olduğum zamanlar oluyor. Çokça hem de… İstanbul veya İzmir olsa hiç korkmam, hiç tereddüt etmem. Paramı almadığım taktirde kıyametleri koparırım. Ama burası biraz farklı… Tepkilerini kestiremediğim için alttan alıyorum hep. Zaten öyle herkesi kabul etmiyorum. Çok seçici davranıyorum bu konuda.
Erzurum’da benim bildiğim bir tek sen değilsin, başka crossdresserlar da var. Bu iş sistemli bir şekilde mi yürüyor yoksa hepiniz bağımsız mısınız birbirinizden?
Var ama benim onlarla pek bir arkadaşlık ilişkim yok. Sadece cd siteleri var, oraya profilinizi ekliyorsunuz bu kadar. Sistemli bir şekilde yürümüyor buradaki işler ya da en azından kendi adıma konuşacak olursam… Kimseye güvenemiyorum. Hele ki bizim işimizde güvenmek çok zor. Ortalık anında karışabiliyor dedikdularla. Ben, uzak durmayı tercih ediyorum. Yalnız yaşamayı seviyorum.
Erzurum’da eşcinsel parti verdin. Bu bir ilk! Biraz anlatır msın bana partiyi?
Biz, etkinliği oluşturduğumuzda 400’e yakın kişi geleceğini söyledi. Ama gerçekte 42 kişilik bir parti oldu. Bu sayı, Erzurum için gayet iyi ama katılımın daha çok olmasını beklerdim ben.
Eşcinsellerle ilgili herhangi bir etkinlik daha yaptınız Erzurum’da?
Eşcinsel ölümlerini protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenlemek istedim. Bir eşcinsel yürüyüşü… Tabii pek destek veren olmadı. Emniyet zaten izin vermedi. Bizden hoşlanmadıkları için mi yoksa olay çıkar, bize saldırırlar diye mi bilmiyorum. Ama her iki durumda da hoş olmayan şeyler var. Homofobik söylemler ve davranışlar bitsin istiyoruz artık. O yürüyüşün yapılması halinde polisin bizi koruması, güvenliğimiz sağlaması gerekirdi zaten. İzin verilmedi, ben de daha sonra vazgeçtim zaten.
Bu veya buna benzer başka şeyler yapmak istiyor musunuz burada?
Eşcinseller Derneği açmak istiyorum. Bence, böyle bir dernek bu şehir için gerekli. Diğer şehirlerden gelen eşcinsel öğrenciler kendilerini burada sır gibi saklamak zorunda kalıyorlar. Oysaki üniversite yılları bir insanın en özgür olduğu yıllardır, öyle olmalı en azından. Ben eşcinseliğimi lise yıllarında gizliyordum ama şuan üniversitedeyim. Muhafazakar bir şehirde de olsam bunu gizlemiyorum. İnsanların da, baskı ve korku altında yaşamalarını istemiyorum. Hiç değilse kendilerini güvende hissedebilecek, kendileri gibi olan bir insan topluluğunda bulunsunlar istiyorum. Öğrenciler dışında Erzurum’da da eşcinsel sayısı sandığınızdan daha fazla.
Aile ve toplum baskısından korkarak evleniyor bir de çocuk yapıyorlar. Eşcinsel dürtülerini hep bastırıyor ya da gizli tutuyorlar. Onların da rahat etmesini, kendilerini anlayabilecek insanların olduğu bir yerde, haftada birkaç kez de olsa özgür ve maskesiz yaşamalarını istiyorum. Bu nedenle böyle bir dernek açma fikrim var.
Son olarak sana hayalini sorsam….
Benim hayalim… Tek istediğim okul bittikten sonra Hollanda’ya yerleşip orada evlenmek. Bir ara ülkemizde de bu durum konuşuldu ama çok kesim buna karşı çıktı. İnsanlar neden başkalarının hayatına bu kadar müadahale etmeyi seviyor, kendilerinde bu hakkı nasıl bulabiliyorlar aklım almıyor. Tek bir hayatımız var yaşayacağımız,bıraksınlar da herkes istediği gibi yaşasın. Baskı, yasak ve şiddetle hiçbir şey çözüme kavuşturulamaz. Geyler,lezbiyenler,translar,biseksüeller ve heteroseksüeller…Biz hepimiz başka bir renk, başka hayatlarız. Toplum olarak bunu kabullendiğimiz zaman gökkuşağı renkleri yan yana tamamlanmış olacak. Güzel bir gökyüzünün altında beraber yaşayabiliriz.
FATMA SARIKAYA Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Erzurum’da Eşcinsellik: Rüzgara Karşı Yürümek Atatürk İletişim Gazetesi, Sayı:78, Sayfa:6, 6 Haziran 2014
Aydın Doğan vakfı tarafından düzenlenen öğrencilerin, fakültelerinin eğitim amacıyla o yıl yayımladığı uygulama gazete ve dergileri ile diğer medya organlarında yayınlanan çalışmaları ile ilgili röpörtaj dalında ikinci olmuştur.
Gerekçe: Anadolu’nun ortasında bir kentte sessiz sedasız açılan eşcinsel kafenin kurulma hikâyesi ve oradaki yaşamı aktarıyor.
submitted by biseksuel to biseksueller [link] [comments]


2014.09.22 15:55 fatihcr LOREAL Cover 5 Erkek Saç Boyası

SIKÇA SORULAN SORULAR Bu ürün tek başına kullanılabilir mi? Bu ürün tamamlayıcı ürün olan Loreal Krem Oksidan (20vol.) ile birlikte eşit oranda karıştırılarak uygulanır, yalnız başına uygulanamaz. Bir adet Loreal Krem Oksidan (20vol.) 1000ml ile kaç uygulama yapılabilir? Loreal Krem Oksidan (20vol.) 1000ml için toplam uygulama sayısı ortalama 40'dır. Ürün ambalajına herhangi bir madde karıştırılmadan 1 yıl saklanabilir. Kısa saçlar için yeterli olan karışım miktarı nedir? Her bir uygulamada kısa saçlar için 25ml Loreal Homme Cover'5 Jel boya + 25ml Loreal Krem Oksidan (20vol.) karıştırılır. 1 Adet Loreal Cover'5 (3'lü kutu) ile toplamda kaç uygulama yapılabilir? Paket içeriğinde 3 adet Loreal Cover'5 Jel Saç Boyası 50ml şişe bulunur. 1 şişe boya ile 2 kez uygulama yapılabilir, bu da toplamda bir paket Loreal Cover'5 (3 şişex50ml) ile 6 uygulamaya tekabül eder. Ne sıklıkla uygulanır? Tekrar eden uygulamalar 5 haftada bir yapılmalıdır. Hangi rengi tercih etmeliyim? Renkler en koyudan en açığa göre 2'den 7'ye kadar numerik olarak sıralanmıştır. Saçlarınızın doğal rengi çok koyu ise 2 numara, çok açık ise 7 numarayı tercih etmelisiniz, aradaki renkler için numaraları takip etmelisiniz.
ÖZELLİKLER Cover 5' beyaz saçlarını belli belirsiz, doğala uygun olarak gizlemek isteyen erkekler içindir. Saçlarda radikal ve çarpıcı bir değişiklik yapmaz. Beyaz saçların görünümü azaltır ve saçlardaki doğal yansıma korunur. Değişim belli belirsizdir ve tamamıyla kişinin doğal saç rengiyle uyumludur. Saçlar "tazelenmiş" bir görünüm alır ve sonuç kalıcıdır.
RENKLER Loreal Homme Cover 5 Renkler
İÇERİK Chrono Blend Bu amonyak içermeyen jel, ne çok sıcak ne de çok küllü sonuçlar yaratmamak için gelişi güzel seçilen ve karıştırılan renk pigmentlerinin dengeli karışımıdır. Bu yüzden nötr ve doğala uygun sonuçlar yaratır ve yalnızca 5 dakikanızı alır. Cover 5', Incell içerdiğinden saç teline mükemmel uyum sağlar.
KALICILIK 5 hafta boyunca doğal gizleme
SAÇ TİPİ %50'ye kadar beyaz saçı olan erkekler
KAPATICILIK %50'ye kadar olan beyazları gizler.
AÇICILIK Amonyaksız Renklendirici Jel
BEKLEME SÜRESİ 5 dakika
KOKU Kokusuz
UYARILAR SAÇ RENKLENDİRİCİLERİ NADİR OLARAK BAZI DURUMLARDA CİDDİ, ALERJİK BİR REAKSİYONA SEBEP OLABİLİR. AŞAĞIDAKİ ŞU TEDBİRLERİ ALMANIZ ÖNEMLİDİR. Ürünün hazırlanması, uygulanması ve durulanması sırasında TEK KULLANIMLIK UYGUN ELDİVENLER KULLANINIZ. ŞU DURUMLARDA ÜRÜNÜ KULLANMAYINIZ Daha önce herhangi bir saç renklendirici üründe alerjik bir durum göstermişseniz. Hassas, kaşıntılı, yıpranmış bir saç derisine sahipseniz EĞER DÖVME VARSA, alerji riski daha fazla olabilir. ÜRÜNÜN HER KULLANIMDAN 48 SAAT ÖNCE MUTLAKA BİR CİLT ALERJİ TESTİ YAPILMALIDIR. Ürünün gözle ve ciltle temasından kaçınınız. Kaş ve kirpiklerin renklendirilmesinde kullanmayınız. Bu bölgelerde kullanıldığında körlüğe neden olabilir. Ürün gözle temas ederse hemen bol suyla tamamen durulayınız. Uygulama sonrasında saçınızı iyice durulayınız. Kınalı saçlar ve kalıcı saç boyası ile boyanmış saçlar üzerinde kullanmayınız. Çocukların erişemiyecekleri bir yerde muhafaza ediniz. Çocukların saçlarında kullanmayınız.
KULLANMA TALİMATI 1. Hazırlama Tek kullanımlık eldivenler kullanınız. L'oréal Professionnel Cover 5 ürünü 1:1 karışım oranıyla kullanılmalıdır. 50 ml L'oréal Professionnel Cover 5 renklendirici jel ve 50 ml L'oréal Professionnel 20 vol %6 özel oksidan ile karıştırılır. Sadece L'oréal Professionnel tarafından tavsiye edilen maksimum 20 vol (%6) oksidan kremle kullanınız. Sadece belirtilen karışım oranlarını uygulayınız. Metalik malzemeler kullanmayınız. Kremsi bir jel elde edene kadar uygulama şişesinde karıştırın. Şampuanlama sırasında karışımı uygulayınız. 2. Uygulama ve durulama Kuru, yıkanmamış saça uygulayın. Tek kullanımlık eldivenler kullanınız. İlk uygulama Karışımı dip, boy ve uçlara uygulayınız. 5 dakika bekleyiniz. Bekleme süresi sonunda, nazikçe emülsiyon yapınız. Saçları tamamen durulayınız. Tavsiye edilen şampuanla işlemi bitiriniz. ÖNEMLİ: 5 dakika bekleme süresini aşmayınız, aksi tadirde sonuç beklediğinizden koyu çıkabilir. Sadece 2 numarada daha yoğun bir sonuç almak için 10 dakika bekleyiniz. Metal gereçler kullanmayınız. (tarak, pens... gibi). Sonraki uygulamalar Uzun saçlar için, ürünü öncelikle diplere daha sonra uçlara yoğun olarak uygulayınız. Ürünü sürmeye başladığınız andan itibaren 5 dakika bekleyiniz.
Cover 5 Boya Rengi No: 2 - Kahverengi (Siyah-Çok Koyu Kahve) No: 3 - Koyu Kestane (Koyu Kahve) No: 4 - Kestane (Kahve) No: 5 - Açık Kestane (Açık Kahve) No: 6 - Koyu Kumral No: 7 - Kumral
http://www.kozmoya.com/LOREAL-HOMME-Cover-5-3x50ml
submitted by fatihcr to haircoloring [link] [comments]


ERKEKLERE MEYDAN OKUDU!... (AĞDA YAPTIRDI) - YouTube Siyah Giyen Genç - YouTube Erkekler Birbirlerine Siyah Kömür Maskesi Uyguluyor! - YouTube Erkekler siyah deri spor salonu spor çanta PU spor kova ... Dünyanın En Büyük Penisi Olan 2 Erkek - YouTube SİYAH MASKELİLER // PART 1 {GACHA LİFE} - YouTube Babet Çorabı Giyen Erkeğin Yaşadığı 6 Evre - YouTube SİYAH MASKELİLER // BÖLÜM 2 {GACHA LİFE} (AÇIKLAMA) - YouTube 24 SAAT TEK RENK SİYAH Elif ile Eğlenceli challenge vlog ... Siyah Oniks Taşlı Erkek Gümüş Yüzük MSR66

icon, 2020 Emo erkekler, Erkek yüzü, Siyah fotoğrafçılık

  1. ERKEKLERE MEYDAN OKUDU!... (AĞDA YAPTIRDI) - YouTube
  2. Siyah Giyen Genç - YouTube
  3. Erkekler Birbirlerine Siyah Kömür Maskesi Uyguluyor! - YouTube
  4. Erkekler siyah deri spor salonu spor çanta PU spor kova ...
  5. Dünyanın En Büyük Penisi Olan 2 Erkek - YouTube
  6. SİYAH MASKELİLER // PART 1 {GACHA LİFE} - YouTube
  7. Babet Çorabı Giyen Erkeğin Yaşadığı 6 Evre - YouTube
  8. SİYAH MASKELİLER // BÖLÜM 2 {GACHA LİFE} (AÇIKLAMA) - YouTube
  9. 24 SAAT TEK RENK SİYAH Elif ile Eğlenceli challenge vlog ...
  10. Siyah Oniks Taşlı Erkek Gümüş Yüzük MSR66

️MERHABA KİBAR AİLESİ ️ 🎮 ️Xbox : GulKibarkiz ️ ️ ️ ️ ️ ️ 📱 ️İnstagram : gul_gulsen_04 ️ ️ ️ ️ ️ ️ ️ ️ 📱 ️Omlet Arcade : gulkibarkiz ️ ️ ️ ... Onedio Youtube Kanalına Abone Ol: http://bit.ly/OnedioYouTube Onedio Yemek Kanalına Abone Ol: https://www.youtube.com/onedioyemek Merhaba ben Siyah Giyen Genç gerçek adımla ise Furkan Altın. Bu kanalda birbirinden çok eğlenceli , güzel , komik içerikler üretmek için elimden geleni yapıy... Saklambaç evde https://www.youtube.com/watch?v=_nfOrvydIe8 Survivor 2020 Yeni Parkur https://www.youtube.com/watch?v=uPnbJ14ukKQ&t=228s Amara Prestij Hotel T... Erkekler siyah deri spor salonu spor çanta PU spor kova sırt çantası büyük eğitim omuz yumuşak seyahat silindir çanta Buy Now : http://s.click.aliexpress.c... Merhaba arkadaşlar öncelikle kanalıma hoşgeldiniz bilirsiniz ki meşhur olan siyah ağdamız var. Bu ağda da herkesin canı yanarken bir bayan müşterimiz erkekle... Oyuncular: Sinan Tolukan Yağız Çeliktir İbrahim Hakkı Sağır Doğan Fırat Kelleci Mehmet Durmaz İrfan Uygur Onedio Youtube Kanalına Abone Ol: http://bit.ly ... Daha Fazla Video İçin Lütfen Abone Olunuz. https://www.youtube.com/channel/UCVvx3JGZglCWnpqFM-cXvzA Dünyanın en büyük penisi olan bu erkekler hayatlarından p... Siyah Oniks Taşlı Erkek Gümüş Yüzük MSR66 ... Erkekler için Aksesuarlı Deri Bileklik Yapımı - Duration: 2:42. Hobium & Örgü Modelleri Recommended for you. 2:42. ️merhaba kİbar aİlesİ ️ arkadaŞlar sorun İÇİn Çok ÖzÜr dİlerİm neden bÖyle oldu bİlmİyorum ama İnŞallah bunda olur💙💙 1 ve 2 bÖlÜmÜn bİrleŞİmİ : 1968 resİm 7...